<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>oyun hileleri &#187; Oyun İncelemeleri</title>
	<atom:link href="http://www.oyunhileleri.net/category/oyun-incelemeleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.oyunhileleri.net</link>
	<description>oyun hileleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Jun 2010 14:44:46 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Prototype</title>
		<link>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html</link>
		<comments>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Jun 2009 18:45:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oyun hileleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Prototype]]></category>
		<category><![CDATA[Prototype incelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oyunhileleri.net/?p=3703</guid>
		<description><![CDATA[


 Bunca zaman, filmlerdeki ve çizgi romanlardaki süper güçlü karakterlere özenip durduk. Crow damdan dama atlarken Spider-Man duvara tırmanırken, Superman uçarken, Carnage ve Venom ise şekilden şekle girerken hep imrendik. Bu tarz güçlere sahip olmak hayatı çok farklı bir hale getirirdi. Bir de oyun dünyasındaki müthiş güçleri olan süper kötüler yok mu? Onla bizi daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>B</strong>unca zaman, filmlerdeki ve çizgi romanlardaki süper güçlü karakterlere özenip durduk. Crow damdan dama atlarken Spider-Man duvara tırmanırken, Superman uçarken, Carnage ve Venom ise şekilden şekle girerken hep imrendik. Bu tarz güçlere sahip olmak hayatı çok farklı bir hale getirirdi. Bir de oyun dünyasındaki müthiş güçleri olan süper kötüler yok mu? Onla bizi daha da sinir ediyordu. Biz kahramanlığımız, cesaretimiz ve hatırı sayılır bir cephanelikle o son bölüm yaratıklarıyla dövüşmek için ter dökerken. O yaratıklar kollarını bıçağa ve silaha dönüştürüp bizi 15-20 metre uzaklıktan öldürüyorlardı. Çok sinirlendik bu bölüm sonu yaratıklarına, özellikle virüs yiyip süper insan özelliklerine sahip olanlar daha da deli etti bizi. Yeri geldi küfür ettik, yeri geldi, pes edip oyunu bıraktık. Çok canımızı yaktı o yaratıklar. Ama oyun dünyasında bir şeyler değişti. Artık orta çağdan kalma doğruluk yolunda savaşan saf kahramanlar değiliz. Bir oyun rolleri değiştirdi. Artık madalyonun öteki yüzündeyiz. Prototype adlı oyun kişileri, yaratıcı bir şekilde harmanlayıp bize oyun dünyasının farklı yönlerini tanıştırıyor. Çünkü artık, düşmanlara kan <span id="more-3703"></span>kusturan yaratık biziz. Radical Entertainment ve Activision ortaklığıyla ortaya çıkan Prototype ilke önce yayınladıkları ilginç ekran görüntüleri ve pek bir şey anlatmayan videolarla dikkat çekti. Biraz farklı bir reklam kampanyası yürüten dağıtıcı Activision bu oyun için çok iddialı konuşuyordu. Oyunun tam bir devrim olacağını ve oynayanların unutamayacağı anlar geçireceğini söylemişlerdi. Dürüst olmak gerekirse dedikleri bir nebze doğru olmuş. Prototype konusunu öğrendin mi tüm gizemi ortadan kalkan ve yüze 50 etkileyiciliğini kaybeden bir oyun. Popüler bir örnek vermek gerekirse Lost gibi. Klasik bir &#8220;Bruce Willis aslında ölüymüş&#8221; aslında ölüymüş sendromu yaşatmak istemiyorum. O yüzden bu sefer hikayeyi uzun uzun anlatamayacağım. Prototype&#8217;ın hikayesi biraz Resident Evil, biraz X-Files biraz da Hulk çizgi romanlarının karışımı olmuş. Yapımcı firma daha önce zaten aksiyonlarıyla göz dolduran iki tane Hulk oyunu yapmıştı. Zamanlarına göre iyi oyunlardı. O yüzden bu Hulk sosu beklenmedik bir şey değil. Oyundaki ana karakterimizin adı Alex Mercer ya da ordunun onu aradığı adıyla Zeus. Hangisini beğenirseniz onu kullanın artık. Kendisi şimdiye kadar yaratılmış en müthiş silahlardan birisi. Bunun nedeni zaten, birçok karakterin birleşimi olması. Daha önce oyun dünyasında, süper güçlü karakter çok gördük. Ama Alex Mercer onlardan çok daha fazlası. Oyun bizi akıl almaz gizli bir devlet komplosunun içine sokuyor. Tamam klişe ama hala akıl almaz….</p>
<p><em><strong>&#8220;Benim adım Alex Mercer, tüm bunların sorumlusu benim. Bana katil dediler, bir canavar ve terörist. Ben bunların hepsiyim…&#8221;</strong></em></p>
<p>Herşey 1969 yılında İdoha&#8217;nın Hope kasabasında başladı. Adının tam zıttı bir şekilde bu şehirde tüm umutları öldürülecek gizli bir deney yapıldı. Yıllardır devletle çalışan GENTEK şirketi ve Blackwatch özel ordusu bu kabada yaratıkları tehlikeli bir genetik virüsü denediler. Virüs insanların genlerini mutasyona uğratıp onları birer akılsız zombi canavar karışımı yaratıklara çeviriyordu. Hope Idoha kontrolden çıkmıştı virüs herkesi dönüştürürken tek kişi bundan kurtuldu. Elizabeth Green adlı bu genç hipi kız başına geleceklerden habersizdi. Virüse tamamıyla direnmişti. Vücudunda hiçbir değişiklik yoktu. Genleri ise virüsü kabul edip onlarla ortak yaşam oluşturmuştu. Green dışında kontrolden çıkan Hope kasabası gizli bir operasyon sonucu Nükleer bombayla haritadan silindi. Devler bu gizli operasyonu ört pas etti ancak Blacklight adı verilen virüs yaşamaya devam etti. GENTEK&#8217;te çalışan birçok bilim adamı gibi Alex Mercer virüsle ilgili araştırmalar yapıyordu. Oyunun içinde zamanla öğreneceğimiz nedenlerden dolayı, Mercer virüsden etkilendi ve Zeus kod adlı müthiş silah haline geldi…<br />
<strong>Klişe bir konu ama yaratıcı özellikler</strong></p>
<p>Oyuna müthiş bir giriş videosuyla başlıyoruz. İzlediğim en iyi videolardan birisiydi diyebilirim. Oyunda yapılabilecek her şeyi özetliyor bu video. Ağzımız açık izliyoruz. Video bittikten sonra Blackmail virüsüyle etkilenmiş New York şehrini görüyoruz. Şehrin yüzde 60&#8242;ı salgından etkilenmiş. Her yer kargaşa içerisinde. Bu aslında oyunun ortası oluyor. Alex hemen her gücüne sahip. Oyun bu güçleri bize kullandırıp ağzımıza bir parmak bal çalıyor. Biraz etrafı dağıttıktan sonra, her şeyin en başına dönüyoruz. Bu sefer bir morgdayız. İki doktor sedyede yatan ceset üzerine konuşuyorlar. Adının Alex Mercer olduğunu söylüyorlar. Bu konuşma devam ederken ceset kalkıyor ve oradan kaçıyor. Ancak Alex hiçbir şey hatırlamadığını fark ediyor. Çok geçmeden yeni yeteneklerini keşfetmiş oluyor. Oyunun en farklı yönlerinden birisi de bu. Alex&#8217;in hafızasını yitirmiş olması klişe ama onu geri kazanma yolumuz çok yaratıcı. Alex&#8217;in vücudunu kaplayan virüs ona müthiş güçler veriyor. Bunlardan birisi de öldürdüğümüz insanların hafızlarını görmek. Zeus düşmanlarını emip tüketebiliyor. Bu mecazi anlamda değil cidden onları emiyor, hem onların yeteneklerini hem de hafızalarını kazanıyoruz. Hafıza kazanında çıkan kısa videolarla hikayeyi yavaş yavaş öğreniyoruz. Ancak bu videoların bazılarında rahatsız edici görüntüler var. Videoların yarısı gerçek insan görüntüleriyle hazırlanmış. Bunlar sonra oyunun görüntüleriyle birleştirilmiş ve ortaya ilginç bir ortam çıkmış. Ayrıca Alex&#8217;in beynindeki hafıza yollarını gördüğümüz özel bir menüye sahibiz. Buraya girdiğimiz zaman, videoları düzgün bir sıraya koyup tekrar izleyebiliyoruz. Alex bir kız kardeşi olduğunu fark ediyor onun yanına gidiyor böylece hikaye de başlamış oluyor. Prototype’ın oyun mantığı dev bir şehir haritası içinde dolaşıp istediğini yapmak. Kısacası olayı GTA 3 ve 4 tarzında. Alex bir süre sonra güçlerinin varlığını fark ediyor. Böylece oynanışta yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Daha önce çok süper kahraman oyunu oynadık. Şehirler de dolaştık altını üstüne getirdik. Ama hiç bu kadar serbest ve ölümcül değildik. Zeus duvarlar da yürüyor, binadan binaya atlıyor, koca arabaları sanki gazete kağıdı gibi fırlatıyor…<br />
İlk kez duvarda yürüdüğüm zaman aldığım zevki anlatamam bu ancak yaşanabilir. Üstelik bunu öyle gerçekçi bir şekilde yapmışlar ki, hiç de oyunda gibi hissetmiyorsunuz. Zeus&#8217;un vücudundaki virüs onu Venom&#8217;a benzer bir hale getiriyor. Güçlerimizi kullanırken etrafımızda siyah bir çeşit zift oluşuyor. Alex Terminator 2&#8242;deki T -1000 gibi vücudunu çeşitli silahlara dönüştürebiliyor. Bu konuda ilk aldığımız güç pençeler. Bir anda Wolverine&#8217;e dönüyoruz. İnsanları ikiye bölüyor ve parçalayabiliyoruz. Bir binanın tepesinden aşağıya atlıyoruz ve yerde ufak çapta bir delik açıyoruz. Gürültüyü gören insanlar ilk başta ne olduğunu anlamadan bize bakıyorlar. Ancak hikaye ilerleyip de virüs yayıldıkça insanlar bizi görünce kaçmaya ve korkmaya başlayacak. Her ne kadar kılıf uydurmuş olsalar da oyunun başlarında çok garip geliyor bu durum. Bir den duvara atlayıp tırmanıyorsunuz, gökdelenin tepesinden düşüyorsunuz adamlar sadece &#8220;abi iyi misin?&#8221; diye soruyor. Binadan binaya atlarken aşağıya düşüyorsun, oradan birisi &#8220;dikkat et kendine&#8221; diyor. Başlarda bu gerçekçiliği bozmuş. Hadi süper kahraman oyunlarında bu o kadar dikkat çekici olmuyor. Ne de olsa elini sallasan süper kahramana çarpan bir ortam. Her gün görüyorsun, bari biraz daha tepki verselerdi. Zeus&#8217;un Hulk&#8217;u andıran sorunları var. Bir bilim adamıyken, süper güçlü bir hale gelmiş. Ordu ise onu yakalayıp silah haline getirmek istiyor. Peşimiz de General Randall adlı psikopat bir general var. Tüm New York şehri karantinaya alınıyor ve askerlerin öncellikli hedefi biziz. Hulk&#8217;daki General Ross ve Bruce Banner olayı tekrarlanıyor…</p>
<p><em>Eskiden şehir de yaşamak sorundu</p>
<p>—Bu akşam bana bunu yapan son kişi de ölecek.<br />
—Bunu başarabileceğine emin misin?<br />
-Ben bu iş için yaratıldım…</p>
<p><strong>Alex Mercer</strong></em></p>
<p>New York şehri dünyanın en kalabalık ve büyük şehirlerinden birisidir. Ancak bu şehir artık asla eskisi gibi olmayacak. Yapımcıların aklına gelen fikir bu şehirde, üstün güçleri olan bir adam olarak dolaşmak, her şeyi dağıtmak etrafın altını üstüne getirmek. Fragmanlarında bunu görmüştük. Oyunun giriş demosunda da bunlar vardı. Açıkçası bir satış taktiği olarak fragmanlarda oyunun özelliklerin abartılmasına alıştım. Ancak çok az oyunda fragmanda gördüğümüz her şeyi ve hatta daha fazlasını birebir yapabiliyoruz. Oyunun temelindeki kalabalık bir şehirde üstün güçlere sahip olma fikri, Prototype&#8217;da sonuna kadar yansıtılmış. Şehir gerçekten yaşıyor, insanlar dolaşıyorlar, trafik sıkışıyor. Bir şehirde görebileceğiniz ve canınızı sıkacak her şey var. Aşağı yukarı bir yıl önce Hulk filminin oyunu çıkmıştı. Bu oyunda tek iyi şey yine bu şekilde bir şehirde istediğiniz gibi dolaşmak, binadan binaya atlamak ve etrafı parçalamaktı. Ancak Prototype bu duyguyu doruğa ulaştırmış. Şehir hayatına uyuz olup da etrafı yıkmak isteyenler için oyun Nirvana olmuş. Baştaki eğitim bölümünde, süper güçlerin neler yapabileceği çok iyi anlatılmış. Oyunun başında geçireceğiniz ilk birkaç saat hayatınızdaki en büyük zevk olacak. Prototype&#8217;da bir seviye atlama sistemi var. Öldürdüğümüz herkes bize belirli bir tecrübe puanı veriyor. Ancak oyunun garip kısmı, hayatımızda tecrübe puanlarına bağlı. Öldürdüğümüz düşmanlardan kırmızı bir çeşit orb çıkıyor. Bu oyunun gerçekliğini biraz baltalasa da onları toplamak zorundayız. Yeterince tecrübe puanı alınca, çok geniş bir menüden kendimize yeni güçler seçiyoruz. İlk başlarda Core yazan güçleri seçmenizi tavsiye ederim. Çünkü bunlar ana güçler. 3-4 görevi bitirdikten sonra Alex tüm güçlerine sahip olmuş oluyor. Bundan sonra bize kalan bol bol tecrübe puanı alıp onu daha da geliştirmeye çalışmak. Sonuçta Zeus en üst gücüne ulaştığı zaman şehir bizim için oyuncak oluyor…<br />
Alex ellerini pençeye, tek kolunu dev bıçağa ya da kırbaca, kollarını ise Hulk&#8217;u andıran dev kaslı kollara dönüştürebiliyor. Bunların her birini upgrade etmek mümkün. Bu silahlarımız daha ölümcül oluyor. Aksiyon ve özgürlük oyunun temelini oluşturuyor. Yapabileceklerimiz hayal gücümüzle sınırlı. Bir örnek vermek gerekirse, peşimizde helikopter ve ordu mu var. Sokaktaki insanları labut gibi devirerek hızlıca koşun, bir binanın tepesine zıplayın oradan devam edin binada koşmaya. Helikopterle aynı hizaya gelince, kolunuzu bıçağa çevirip helikopterin üzerine atlayın. Daha sonra helikopteri havada biçin. Aşağıya düşün onunla. Kolunuzu Hulk&#8217;dan esinlemiş kaslı hale getirin. Helikopter enkazını alıp, karşınızdaki tanklara fırlatın. Sorun kalmasın. Böyle bir sahneyi aksiyon filmlerinde bile zor görürüz. Oyunda GTA&#8217;daki gibi bir kırmızı alarm durumu var. Ancak bunun için sadece askerleri öldürmeniz lazım. Zombileri ve insanları öldürünce asker pek sallamıyor. Anlayacağınız pek bir benciller. Bu kaslı kollar ve dev bıçak sayesinde, koskoca tankları oyuncak gibi parçalayabiliyoruz. Benim favori silahım ise kırbaç oldu. Oyuna en renk katan silah olmuş. Kırbaç sayesinde, 50-60 metre uzağımızdaki insanları bile parçalayabiliyoruz. En güzeli ise uzaktaki eşyaları insanları ve araçları kendimize çekebiliyoruz. Peki, bu ne işe mi yarıyor? Onu da birazdan anlatacağım. Alex yaşamak ve XP almak için insanları tüketmek (consume) zorunda. Bunu şu şekilde yapıyoruz herhangi bir zombi ya da insanı yakalıyoruz. Daha sonra farenin sol tuşuna basıyoruz ve her silah için 3-4 tane farklı öldürme yöntemiyle insanları tüketiyoruz. Buradaki animasyon çok etkileyici olmuş. Şu yazımın üst kısımlarında bahsettiğim Venom olayını en iyi burada anlıyoruz. Zeus&#8217;un vücudundan siyah kollar çıkıyor insanı alıp tüketiyor. Böylece XP ve hakkımız doluyor. Ayrıca tükettiğimiz insanların kılığına girebiliyoruz. Oyundaki en yaratıcı özelliklerden birisi bu olmuş. Düşmandan kaçmak için bol bol kullanılması gereken bir güç bu. Özellikle dövüşler sırasında bunu çokça yapmanız lazım. Çünkü oyunun şöyle bir mantığı var. Biz ne kadar güçlenirsek düşman da daha çok güçleniyor. Mesela upgareden önce iki helikopterle mi geliyorlar. Bu sayı upgaredden sonra üç ve dörde çıkıyor. Ancak Alex bunlara karşı savunmasız değil. İki tane kalkanı da var. Birincisi oyunun yarısına kadar kullandığımız Zeus&#8217;un vücudundaki virüsün ortaya çıkarttığı dev bir şövalye kalkanı. Diğeri ise oyuna görsel olarak zevk veren bir vücut zırhı olmuş. Zeus&#8217;un tüm vücudu zırhla kaplanıyor ve çok karizmatik bir hal alıyor. Ancak zırh varken fazla uzağa zıplayamıyoruz, daha hantal bir hal alıyoruz…</p>
<p><strong>Trafik derdine son!</strong></p>
<p>Oyunda Freerun&#8217;a benzeyen bir sistem var. İstediğimiz gibi her binaya ve eşyaya tırmanıyoruz. Ayrıca binalardan binaya süzülme gücümüzde var. Bu gücü en son seviyeye getirince, Alex en uygun tabirle uçmaya başlıyor. Ancak ivmesini kaybedince hemen yere çakılıyor bunu iyi ayarlamak lazım. Yapımcılar koşma efektini çok gerçekçi yapmışlar. En az Mirror&#8217;s Edge kadar etkileyici. Freerun ise Assasin&#8217;s Creed ile yarışacak halde. Hatta Assassin deki bazı açı ve kontrol sorunlarını bu oyun çözmüş. Ancak sisteminde kendi sorunları var tabii. Upgardelerin hepsi bitince bir süre güce sahip oluyoruz. Gücümüzün zirvesinde olmanın kötü yanıysa, yine gücün kendisi olmuş. Peki, bu nasıl mı oluyor? Oyuncuyu simülasyon gibi onlarca tuşla uğraştırmak istemeyen yapımcılar, tek tuş olayına gitmiş. Bir tuşa basma şeklimiz süremiz ya da çeşitli tuş kombinasyonları farklı güçleri ortaya çıkartıyor. İşte bu da sorunun kendisi olmuş. Çünkü dövüş sırasında, hızlıca tuşlara basarken, çok alakasız güçler ortaya çıkabiliyor. En önemlisi acil bir yerden bir yere kaçmamız gerekirken, cam ve kapı eşikleri sorun çıkartıyor. Alex tavanlara tırmanamadığı için takla atıyor burada. Diyelim ki tam gökdelenin tepsine çıktınız kaçacaksınız, bir anda eşik çıktı. Zeus sağ olsun bir güzel takla atıyor. Bize düşmana yem ediyor. Assasin&#8217;s Creed&#8217;e benzeyen kısımlar sadece freerun değil. Alex’in tipinde de bir Altair özentiliği var. Sanki tek başına bir kahraman değilmiş de AC oynayıp gaza gelmiş bir insan gibi duruyor. Zeus, kot pantolon deri ceket ve sivri burun ayakkabı giyen ve anlaşılan modadan pek anlamayan birisi. Tamam bunları anladım dikkat çekmemek istiyor. Ama kostümdeki kapüşonun nedenini çözebilmiş değilim. Hiçbir işe yaramadığı gibi, bir çekiciliği de yok. Yapımcılar, sadece Alex&#8217;e saç modellemesi yapmaktan kurtulmuşlar o kadar. Oyunun yaşayan bir şehre sahip olduğunu daha önce yazmıştım. Prototype&#8217;ın en ilginç özelliği ise yaratıkları müthiş panik havası. Yıllarca şehre saldıran uzaylı ve dev yaratıkları izledik. Filmdekilerden bile daha müthiş bir panik havası yaratılmış. İnsanlar bir birlerini eziyor, arabalar bir birlerine çarpıyorlar. Herkes bir olay çıktığında kaçmak için uğraşıyor. Alex ne kadar müthiş güçlere de sahip olsa, yine de bu kadar büyük bir şehirde sadece tabanvay dolaşmak olmaz. Karakterimiz tank ve helikopterleri çalıp etrafta dolaşabiliyor ve düşmanların canını okuyabiliyor. Araçların kontrollerini yapımcılar iyi kotarmışlar. Genelde çoklu araçlı oyunlarda, araç kontrolleri saçma olurdu. Burada hem araçlar olması gerektiği gibi hareket ediyor hem de kontroller de sorun yok. Ancak tank ile giderken panik içindeki insanların, &#8220;gel beni ez bir&#8221; şeklinde önümüze atlaması çok saçma olmuş…<br />
Her dev haritalı oyunda olduğu gibi Prototype&#8217;da da çeşitli yan görevler var. Bu tarz oyunların en büyük eksikliği yan görevlerin kendini tekrar etmesiydi. Yani her şey rutinleşiyordu bir süre sonra. Yapımcılar bu sorunu aşmak için şöyle bir çözüm bulmuşlar. Görevler belirli kategorilere sahip, en hızlı şekilde bir yere ulaşma, askeri üstte sızma gibi. Ancak her görevi aldığımızda, bu işi farklı yoldan yapıyoruz. Mesela bilgi toplamamız mı lazım, birisinde haritada farklı yerlerde olan adamları yakalayıp tüketmemiz lazım. Diğerinde, askeri üstse sızım oradaki insanları tüketip bilgileri almamız lazım. Hızlı ulaşmada ise, birinde binaya hızlıca çıkmamız lazımken, diğerinde ise binadan binaya hızlıca atlıyoruz. Türevi oyunlara göre bir artı özellik olmuş bu. Ancak yine de kendi rutinine sahip. Oyunun haritasına baktığımız zaman, mavi ve kırmızı bölgeler göreceğiz. Mavi bölgeler askerlere ait, kırmızılar ise salgının olduğu yerler. Giderek bu iki yerde büyüyor. Askeri bölgelere sızıp, önemli insanları tüketip güçlerimizi artırabiliyoruz. Alex kendi silah olduğu gibi askerlerinde silahlarını kullanabiliyor. Ancak bunların daha etkili olması için, önemli askerleri tüketmek lazım. Böylece araç kullanımı ve silah kullanımı daha önemli hale geliyor. İşimiz bittikten sonra ise bu üstleri yok etmemiz gerekiyor. Bu eğlenceli olduğu kadar da zor bir iş olmuş. Resmen koca bir orduyla çarpışıyoruz. Ancak üstte yok edince, askerlerin gücü azalıyor. Biz ise hatırı sayılır bir tecrübe puanı kazanıyoruz. Gelelim oyunun teknik özelliklerine. Grafik olarak Prototype öyle çok müthiş değil. Ancak sıradan bir oyunda sayılmaz. En çok uğraşılan şey patlama efektleri ve parçalanan cesetler olmuş. Şöyle bir sorun da var, oyunun en düşük grafikleri 6-7 sene önceki oyunlar gibi. Tüm grafik ayaları en yükseğe getirilirse daha bir göze hoş geliyor. Ayrıca bazı oyuncularda, düşük ayalar sorun çıkartırken yüksek ayalarda çok rahat bir oynanışla karşılaşmışlar. O yüzden şansınızı deneyin. Sesler ise 7+1 şeklinde kaydedilmiş halde. Ancak ben de nedense sesler çok kısık çıktı. Müzikler her ne kadar bazen yetersiz kalsa da genel olarak aksiyona uygun ve insanı bu konuda teşvik ediyor. Son söz olarak Prototype yazın en iyi aksiyon oyunu. Yılın ise en iyi oyunlardan birisi. Ancak başta vaat ettikleri gibi büyük bir devrim yapmadılar. Tabii ki kendi içlerinde birçok ufak devrim yapmışlar. Ancak günümüz oyuncusunun beklentileri çok yüksek. Aksiyon seven sevmeyen herkesin bu oyunu tecrübe etmesi lazım. Özellikle dövüş sahnelerinde yer yer giren yavaş çekimlerle oyun filmlere taş çıkartacak halde. Büyük şehirde yaşayan herkes stres atıp, şehrin dertlerinden kurtulmak için bu oyunu denemeli.<br />
kaynak : www.trgamer.com</p>

<p><strong>Benzer Yazılar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html">Football Manager 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html">Need for Speed: Undercover</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html">Fifa 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html">Command &#038; Conquer: Red Alert 3</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/silent-hill-homecoming-4.html">Silent Hill: Homecoming</a></li>
</ul><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Football Manager 2009</title>
		<link>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html</link>
		<comments>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2009 18:18:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oyun hileleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Football Manager 2009]]></category>
		<category><![CDATA[Football Manager 2009 incelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oyunhileleri.net/?p=3383</guid>
		<description><![CDATA[Acaba hayalleri arasında bir futbol takımına antrenörlük yapmak olmayan kaç erkek vardır İşte bu imkansız gibi görünen hayalimize bir oyun sayesinde kavuşmuştuk. Eskiler onu Championship Manager olarak hatırlasalar da, 2004 yılında Football Manager 2005 olarak piyasaya çıkan efsane menajerlik oyunu, bu sene de bizlere birçok yenilik vaadinde bulundu. Fakat bu seneki vaatler içerisinde en çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Acaba hayalleri arasında bir futbol takımına antrenörlük yapmak olmayan kaç erkek vardır İşte bu imkansız gibi görünen hayalimize bir oyun sayesinde kavuşmuştuk. Eskiler onu Championship Manager olarak hatırlasalar da, 2004 yılında Football Manager 2005 olarak piyasaya çıkan efsane menajerlik oyunu, bu sene de bizlere birçok yenilik vaadinde bulundu. Fakat bu seneki vaatler içerisinde en çok ilgi çekeni 3B maç gösterim sistemi idi. Artık oyuncuları kuş bakışı yuvarlak şekillerde görmeyecek, üç boyutlu olarak görecektik. Bu, büyük ve riskli bir yenilikti; zira pek çok oyuncu 2B maç gösterim sistemine zaten alışıktı ve sistemden de memnundu. Peki bu 3B işinin altından Sports Interactive başarılı bir şekilde kalkabilmiş mi, göreceğiz.<br />
<span id="more-3383"></span><br />
Eski ve Yeni İç içe<br />
Football Manager’i bilmeyenin olduğunu pek sanmasam da, yine de oyunun yeniliklerinden bahsetmeden önce genel hatlarıyla kısaca oyundan bahsetmek istiyorum. Oyunda 51 ülkenin ligleri mevcut ve yine her zamanki gibi futbolcu datası oldukça geniş. Zaten Football Manager’i rakiplerinden ayıran en büyük özelliklerinden birisi de futbolcu datasıdır. Ama maalesef bu kadar geniş bir futbolcu datasına rağmen, yine de oyunun lisans sıkıntısı çekmesi açıkçası beni üzdü. Sadece oyunun içeriğine yüklenmek yerine, biraz da olsa parasal yönlerine de ağırlık verseler daha iyi olur. Yani Türkiye liginden bir takımın amblemi yok, hadi bu neyse; ama İngiltere ya da Almanya liginden de mi bir takımın amblemi olmaz Bu konuda FM yine beni hayal kırıklığına uğrattı.</p>
<p>Oyunun ara yüzü yine aynı, pek bir değişiklik göremedim. Oyuna ilk başladığınızda transfer olabileceğiniz ligleri işaretleyip bu ligler içerisinden bir takım seçiyorsunuz. Hedefleri belirliyorsunuz, buna göre de kulüp size bir bütçe sunuyor. Elde edilen başarılar karşılığında oyuncuların alacağı primleri belirliyorsunuz. Tabii ki de hedeflere ulaşamadığınız takdirde takımdan kovulmanız kuvvetle muhtemel.</p>
<p>Gerçekte olduğu gibi, sıklıkla birçok kişi hakkında transfer dedikoduları ortaya atılıyor ve bu kişiler hakkında medyaya demeç veriyorsunuz. Yalnız bu oyunda medya büyük bir yer kaplıyor. Şampiyonlar ligi maçlarınızdan önce ya da liginizde oynayacağınız önemli maçlardan önce medya karşısına çıkıp onların ardı ardına sordukları soruları cevaplıyorsunuz. Tabii gelen soruya göre konuşmak istemezseniz de o soruyu cevaplamak istemeyebiliyorsunuz. Takdir size kalmış. Bu basın toplantılarının insanı sıkabileceğini de düşünen yapımcılar bir alternatif daha oluşturmuş. İsterseniz basın toplantılarına kendi yerinize yardımcınızı da yollayabiliyorsunuz.</p>
<p>Oyunculara yardımcı olması açısından oyuna katılan bir diğer özellik, kendi söylemimle, “trafik ışıkları” olmuş. İlk 11’i oluştururken sahaya yerleştirdiğiniz oyuncuların yanında yeşil sarı ve kırmızı noktalar oluşuyor. Yeşil nokta o oyuncunun kendi mevkisinde oynadığını gösteriyor, sarı nokta oyuncunun kendi mevkisinde değil de o mevkiye yakın bir yerde oynadığını gösterirken, kırmızı nokta ise oyuncunun tamamen kendi mevkisiyle alakasız bir yerde oynadığını gösteriyor.<br />
FM 2009 Gerçekleri<br />
FM’yi malum rakibinden ayıran en gerçekçi noktası ise, yabancı kısıtlaması ve kupa sistemi. Bu iki sistem de her ülkenin sistemine uygun. Yani mesela Türkiye’de ilk 11’de 6 yabancıdan fazla oyuncu oynatamıyorsunuz ve kupa sistemi de Fortis Türkiye Kupası gibi gruplu kupa sistemi.</p>
<p>Türk Milli Takımı olarak Avrupa kupasında elde ettiğimiz başarıyı göz ardında bulundurmayan yapımcılar, Türk futbolcuların özelliklerini ve değerlerini de arttırmışlar. Mesela geçen sene takımınızdan kovduğunuz birisi, bu sene takımınızın değişmez ismi olabiliyor.</p>
<p>Yapımcıların bir diğer vaadi ise, transfer sistemindeki düzeltmelerdi. Yani artık bir oyuncuyu almak için değerinin 2-3 katı bir bedel ödemek zorunda kalmayacaktık ve gerçekten bunu da başarmışlar. Bir oyuncuyu değerine yakın veya değerinin biraz üstünde alabiliyoruz. Tabii bazı oyuncular için futbolcuları, futbolcular için de oyuncuları değişilmez olabiliyor. Bir oyuncuyu transfer etseniz dahi o oyuncu takımınızı beğenmeyip sizi reddedebiliyor.</p>
<p>Gelelim oyunun bu sene sunduğu en büyük yenilik olan 3B sistemine. Açıkçası ben bu sistemi gördüğüm zaman 3B olduğundan şüphe ettim. FIFA Manager’ın 3B futbol sistemi bile o kadar kötü olmasına rağmen, Football Manager’ın devrim(!) niteliği taşıyan 3B sistemini 10’a katlar. Acaba bu sistem için kullandıkları oyun motoru ne? Bunu gerçekten çok merak ediyorum. Bana 7 yaşımda oynadığım bir atari oyununu hatırlattı. Acaba onun motorunu mu kullanmışlardır? Neyse ki verilmiş sadakamız varmış ki, yapımcılar devrim yaptık diyerek 2B gösterim sistemini komple oyundan silmemişler. Biraz hatalı da olsa hala 2B sistemimiz mevcut. Hatalı derken, öyle fazla büyük hatalar değil. Mesela sahada bazen oyuncuların isimlerinin bir kısmı yazılı kalıyor. Hatalar bu tarz küçük şeylerden ibaret.</p>
<p>Oyunun bir diğer sorunu, ilk 11’i kurduğumuz ekranda. Oyuncuları sahaya dizerken bir anda iki oyuncunuzdan yan yana iki tane oluyor. Haliyle sahada da 13 futbolcunuz varmış gibi duruyor. Neyse ki bu hata buradan öteye gidememiş. Yani sahaya yansıyan bir şey değil.</p>
<p>Oyunun yine kendine ait müzikleri yok. Siz kendi açacağınız müziklerle idare etmek zorunda kalıyorsunuz ve böyle olunca da maç esnasında sizin açtığınız müzikle taraftar sesleride birbirine karışıyor. Bu da rahatsız edici durumlara yol açabiliyor</p>
<p>Son Sözler<br />
Oyun, yine her zamanki gibi efsaneye yakışır nitelikte olmuş. Oyunun sadece 3 temel eksiği var. Aslında iki eksiği, bir de fazlalığı desek daha doğru olur. Eksikleri, yukarıda da bahsettiğim gibi amblemsiz takımlar ve müzikler; fazlalığı ise devrim niteliği taşıyan 3B futbol sistemi olmuş. Fakat hala hayallerinizde bir takım yönetmek varsa, bu oyun, hayallerinizi bir nebze de olsa gerçeğe dönüştürebilir. Güzel oyunlu günler…</p>

<p><strong>Benzer Yazılar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html">Prototype</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html">Need for Speed: Undercover</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html">Fifa 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html">Command &#038; Conquer: Red Alert 3</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/silent-hill-homecoming-4.html">Silent Hill: Homecoming</a></li>
</ul><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Need for Speed: Undercover</title>
		<link>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html</link>
		<comments>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Feb 2009 18:15:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oyun hileleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Need for Speed: Undercover]]></category>
		<category><![CDATA[Need for Speed: Undercover incelemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oyunhileleri.net/?p=3380</guid>
		<description><![CDATA[Aslında bunları sonda söylemem gerek; ama dayanamayıp başta söyleyeceğim: Harika bir oyun serisi yaratıp daha sonra o oyun serisini yine aynı hızla batırmada Electronic Arts&#8217;ın üstüne başka firma yok. Bir zamanların en iyi futbol oyun serisi olan FIFA serisini batırdılar, şimdi yeni yeni toparlamaya başladılar. NBA Live serisini söylemiyorum bile, en sonunda dayanamayıp bu sene [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında bunları sonda söylemem gerek; ama dayanamayıp başta söyleyeceğim: Harika bir oyun serisi yaratıp daha sonra o oyun serisini yine aynı hızla batırmada Electronic Arts&#8217;ın üstüne başka firma yok. Bir zamanların en iyi futbol oyun serisi olan FIFA serisini batırdılar, şimdi yeni yeni toparlamaya başladılar. NBA Live serisini söylemiyorum bile, en sonunda dayanamayıp bu sene bilgisayarlar için piyasaya sürme zahmetine bile girmediler. Ve işte bu kıyımın son halkası da maalesef NFS serisi olmuş. Bu oyunu, piyasaya yeni giriş yapmış bir oyun firması yapmış olsaydı, fena değil diyebilirdim; ama Electronic Arts gibi bir devin, böyle bir oyun yapmasını, doğrusu pek içime sindiremedim. Neyse, dilerseniz artık oyunun incelemesine geçelim.<br />
<span id="more-3380"></span><br />
<strong>Klasik Bir Senaryo</strong><br />
Oyunda gizli bir polisiz ve uyuşturucu çetesinin içine gizlice sızıp onları çökertmeyi hedefliyoruz. Bunun için de en iyi yol nedir? Evet, iyi bir şoför olmak. Senaryo bundan ibaret. Oyun boyunca yarışlara katılıyoruz, polislerden kaçıyoruz, bu çeteye bizim bir polis olmadığımızı inandırmak için ne kadar suç -kamu malına zarar vermek, araba çalmak, mal kaçakçılığı yapmak- varsa onu işliyoruz.</p>
<p>Oyunun grafikleri ilk başta gözüme hoş gözükse de sonradan çok rezil gelmeye başladı. Gölgelendirmeler fena değil; ama o gündüz aydınlığı tam bir felaket. Bazen artan güneş ışınları, hızlı gittiğinizden dolayı oluşan blurlanmayla birleşince ekranı neredeyse bembeyaz bir ışık kaplıyor ve yolu görmekte sıkıntı çekiyorsunuz. Ayrıca oyundaki blur efektinin de biraz abartılmış olduğunu söyleyebilirim. Tekrardan güneş ışınlarına dönecek olursak, olmayacak yerlerden sızan güneş ışınları da saçma sapan görüntülere neden olabiliyor.</p>
<p>Hasar modellemelerine de pek bir anlam veremedim. Arabanızın dikiz aynası bazen en ufak bir sürtünmenizle uçup giderken, bazen de bana mısın demiyor. O kadar kaza geçirmenize rağmen, bazen arabanın camları kırılmıyor, arabanın yan kısmını duvara çarptığınızda yan kısmında ya da arabayla takla attığınızda üst kısmında bir çizik bile olmayabiliyor. Yani hasar modellemeleri orta ile kötü sınıf arasında bir yerlerde. Tamam, hasar modellemelerini pek iyi yapamamışsınız, iyi de araba bir yarıştan sonra ya da bir kovalamacadan sonra; kısacası o an oynadığımız görevi geçtikten sonra niye “sıfır” haline geri dönüyor. Madem geri dönecek o zaman niye hasar modellemesi yapmışsınız.</p>
<p><strong>Hayalet Şehir</strong><br />
Gelelim şehre. Bu nasıl bir şehir ya! Tamam geniş, güzel bir şehir; ama sokaktaki yürüyen vatandaştan vazgeçtim, bari biraz trafiği kalabalık tutun. Sadece High Way Battle yarışları var sizi bu açıdan tatmin edebilecek, gerisi boş. Bunu hem şehir olarak hem de alacağınız tat olarak söylüyorum. Yolda ilerlerken seyrek seyrek karşınıza çıkan arabalar harici, şehir, insana bir hayalet şehri andırıyor ve maalesef oyun bu konuda da vasatı geçememiş.</p>
<p>High Way Battle’dan biraz bahsedecek olursak; teke tek yarıştığınız ve öndekini geçip ona belli bir fark atmak zorunda olduğunuz ya da belli bir süre önünde kalmak zorunda olduğunuz bir yarış türü. Genel olarak bu yarışlar heyecanlı geçiyor. Yolunuzun üzerindeki bir sürü arabadan sıyrıla sıyrıla ilerlemeniz, milimetrik hesaplar yapmanız bir an olsun dikkatinizin yarıştan kopmamasını sağlıyor ve adrenalinizi doruk noktasına çıkartabiliyor. Bu mod haricinde klasik olarak polisten kaçma, polisten kaçarken belli bir kamu hasarı yaratma, klasik yarışlar, sprint gibi modlar da oyunda mevcut. Aslında polisten kaçma olayı da bir nebze olsun zevkli. Bir nebze diyorum, çünkü sokaklarda fazla arabanın olmaması maalesef buradan alacağınız zevki de baltalamış.</p>
<p>Normal yarışlar için söylemem gereken tek şey, yarışların son derece kolay olması. 14 saniye geriye düştüğünüz bir yarışı 8 saniye önde bile tamamlayabiliyorsunuz. Bu da oyunun daha çok kimlere hitap ettiğinin bir göstergesi bence.</p>
<p>Araç kontrolleri ilk başta sizi zorlayabiliyor; ama sonradan buna alışıyorsunuz. Aslında pek zor değil yani. Ama aracın ilk kalkış anları bana saçma geldi. Mesela kaza yaptınız ve arabayı yeniden kaldırmak için direksiyonu sağa ya da sola kırarak gaza bastığınızda, bir anda arabanın kontrolünü kaybedebiliyorsunuz. Aynı şey dönüşler için de geçerli. Bazen arabanın kontrolünü kaybedip olmayacak yönlere gidebiliyorsunuz.</p>
<p>Kaza anında hemen “R” tuşuna basıp arabanızı resetleyip yola devam mı etmek istiyorsunuz, bu oyunda inanın bu bile doğru çalışmıyor. Bazen arabayı resetlediğinizde, arabanız, resetlenmeden önceki aynı konuma geliyor. Yani hiçbir değişiklik olmuyor. Ama bu dediğim gibi bazen oluyor, öyle sıklıkla olan bir şey değil.</p>
<p>Oyunda Tab tuşuna basarak ya da GPS haritasına girip yarışmak istediğimiz yeri seçerek direkt yarışa giriyoruz. Yani yapımcılar bize yarış yerine gitme gibi bir imkan sunmamışlar, bu da oyunun bir diğer eksisi.</p>
<p>Oyunda bölüm geçtikçe “Driver Skill”leriniz (Sürücülük Yeteneği) artıyor. Yarışlardan kazandığınız paralarla yeni arabalar alabilir ya da arabanızı modifiye edebilirsiniz. Size tavsiyem, yapıştırma ve arabanızı boyama haricinde, modifiye anlamında pek geniş bir şey beklemeyin.</p>
<p>Gelelim Electronic Arts’ın genel olarak yaptığı en iyi şeye: Sesler. Doğrusu Sezar’ın hakkı Sezar’a. Electronic Arts, bazen ne kadar berbat oyunlar yapsa da, her zaman seslendirmeleri çok iyi yapmayı başarıyor. Arabaların çıkardıkları sesler oldukça gerçekçi ve arabadan arabaya değişiyor. Bilhassa yarışlardaki rakip arabaların yanından geçerken veya onlar sizin yanınızdan geçerken işitilen sesler, bazen size bir yarışın içerisinde olduğunuzu hatırlatan, belki de, tek şey oluyor.</p>
<p>Oyunun müzikleri istikrarsız olmuş. Yani bazen çok güzel bir müzik çalarken, bazense beni hoparlörün sesini kısmaya zorlayan müzikler çaldığı oldu. Maalesef müzik tercihi bu sefer pek iyi olmamış. Oyun, burada da bocalıyor.</p>
<p>Elveda<br />
Yazımın başında da belirttiğim gibi, Electronic Arts, parlak oyun serilerine (!) resmen bir yenisini daha eklemiş durumda. Duyduğuma göre de Electronic Arts artık Need for Speed serisi için bir oyun yapmayacakmış. Orta sınıf grafikler, kaliteli seslendirme, kolay sayılabilir araç kontrolleri ve hayalet bir şehir. Bir zamanların en iyi oyun serisine böyle veda etmemiz, açıkçası beni üzdü. Ama ben NFS serisini Underground’daki, Most Wanted’daki haliyle hatırlamaya devam edeceğim. Güzel oyunlu günler…</p>

<p><strong>Benzer Yazılar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html">Prototype</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html">Football Manager 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html">Fifa 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html">Command &#038; Conquer: Red Alert 3</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/silent-hill-homecoming-4.html">Silent Hill: Homecoming</a></li>
</ul><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fifa 2009</title>
		<link>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html</link>
		<comments>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 18:51:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oyun hileleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fifa 2009]]></category>
		<category><![CDATA[Fifa 2009 incelemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oyunhileleri.net/?p=3316</guid>
		<description><![CDATA[Oyunun açılış kısmından biraz bahsedecek olursak eğer, oyunculuk tarihinde bu kadar çok menüde vakit harcadığımı hatırlamıyorum. Fifa 09 oyuna başlarken seçeceğimiz oyuncu ile seçili bir şekilde başlıyor. Kaleci ile birebir antrenman yapabiliyorsunuz ve eğlenceli olması yanında ayrıca da oyuna alışmamızı sağlıyor. Güzel hareketler deneyebilir ve hangi şutu nerden çekebileceğinizi kavrayabilirsiniz. Menü seçeneklerini de yön tuşları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyunun açılış kısmından biraz bahsedecek olursak eğer, oyunculuk tarihinde bu kadar çok menüde vakit harcadığımı hatırlamıyorum. Fifa 09 oyuna başlarken seçeceğimiz oyuncu ile seçili bir şekilde başlıyor. Kaleci ile birebir antrenman yapabiliyorsunuz ve eğlenceli olması yanında ayrıca da oyuna alışmamızı sağlıyor. Güzel hareketler deneyebilir ve hangi şutu nerden çekebileceğinizi kavrayabilirsiniz. Menü seçeneklerini de yön tuşları ile kolayca seçebilirsiniz. Önceki oyunlarda olmayan bölüm ise Adidas: Live Season bölümüdür. Burada sunulan altı ligden bir tanesini ücretsiz olarak seçip başlayabiliyoruz. Diğer ligleri seçmek için ise ücret istiyor. Ligin diğer liglerden farkı ise haftalık olarak oyuncu performanslarının gerçek hayata aktarılmasıdır. Gerçek hayatta ne kadar iyi performans yakalarsa eğer oyuncunun bu performansı da oyuna aktarılıyor.</p>
<p>Yine Fifa 09’da kariyer moduda bulunuyor. Bu bölüm önceki Fifa serilerinde de bulunuyor. Kendinize göre istediğiniz bir takımı seçin ve daha sonra transferlerinizi yapabilir ya da reklam sözleşmesi imzalayabilirsiniz. Burada büyük takımları seçip başlayabilirsiniz ancak başarınız göre size diğer takımlardan da teklifler gelebiliyor. Tüm takımların lisanslı olması da diğer bir keyif.</p>
<p>Eski Fifa grafikleri de önceki oyunlarında pek öne çıkmıyordu; fakat Pes grafiklerinin bir üstünlüğü vardı. Orta derecede ki sistemlerde oynanabilen Fifa artık burada alışılagelmiş olan kalıplarına sığmıyor. En yüksek seviyede grafiklerde Fifa oynamak isterseniz eğer güzel bir sisteme ihtiyacınız olacak. Grafikler gerçekten iyi hazırlanmış. Stad görünümü, oyuncu modelleri, forma ve çimler hepsi değiştirilmiş. Eskisi gibi betona benzeyen çimler gitmiş yerine ise oyuncuların koşarken toprak kaldırdığı çimler gelmiş. Oyuncuların yüzleri daha gerçekçi hazırlanmış. Yine oyuncuların terlerine kadar görebilmemiz mümkün kılınmış. Oyuncular güçlerine göre ayrılmış. Bunu ikili mücadelelerde fark edebiliyorsunuz. Şut yapısı ise daha gerçekçi bir biçimde hazırlanmış. Uzaklardan çekilen şutlar ile gol atabiliyorsunuz. Bu kadar özellik olsa da sizlere PES kadar yeterli gelmeyebilir.</p>
<p>Diğer bölümlerde ise Bea Pro ve menajerlik kısımları bulunuyor. Menajerlik kısmında ise seçmiş olduğumuz takımı ince bir şekilde müdahale edebiliyoruz. Transfer, sponsor seçme, bütçe ayarları gibi ilgilenmemiz gereken unsurlar da yer alıyor. Bea Pro da ise seçilen bir oyuncuyu tüm maçlarda kontrol edebiliyoruz. Bu oyuncunun yapmış olduğu olumlu ya da olumsuz hareketleri maç kontrol ile kontrol edebiliyoruz. Topa kayma, şut yada pas yüzdesi gibi performansları artıp ya da azalabiliyor. Bea Pro seçeneği ile de sezon olarak oyunu oynayabilirsiniz.</p>
<p>Bir tane oyunucyu kontrol ederken de en fazla zevki Pro kamerasından alabilirsiniz. Bu kamera ayarlı iken oyunun açılış kısmında olduğu gibi oyuncuyu arka kısmında ki kameradan da görebilirsiniz. Eğer bunu istmezseniz kendinize göre kameraları ayarlayabilirsiniz.</p>
<p>Oyunun içeriğinde bulunan tüm takım ve oyuncular lisanslı olarak yer almaktadır. Oyunda bu kez topun asla balon gibi olmadığını göreceksiniz. Kendi takımınızı seçtikden sonra kadro ile taktik ekranı geliyor. Daha detaylı bir taktik ekranı göreceksiniz. Kanatları kullanma, hücümda pas verme ve savunma gibi özellikleri en ince detaylarına kadar istediğiniz gibi düzenleyebilir ve kendi futbol bilginize göre ayarlayabilirsiniz. Daha sonra kadronuzu belirleyin ve oyuna başlayın.</p>

<p><strong>Benzer Yazılar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html">Prototype</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html">Football Manager 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html">Need for Speed: Undercover</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html">Command &#038; Conquer: Red Alert 3</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/silent-hill-homecoming-4.html">Silent Hill: Homecoming</a></li>
</ul><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>19</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Command &amp; Conquer: Red Alert 3</title>
		<link>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html</link>
		<comments>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 18:47:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oyun hileleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Command & Conquer: Red Alert 3]]></category>
		<category><![CDATA[Command & Conquer: Red Alert 3 incelemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oyunhileleri.net/?p=3313</guid>
		<description><![CDATA[Einstein&#8217;ın planları ile birlikte her şey başlıyordu. Yahudi olan Albert Einstein, kendi halkının bu tarzda büyük bir soykırım ile karşı karşıya kalmasına daha fazla dayanamıyordu. Bir taraftan atom bombası ile alakalı çalışırken bir yandan da gizli bir plan üzerinde çalışıyordu. En sonunda buluşunu bitirdi ve tamamlayarak onu kullandı. Zaman makinesini bulmuş ve geçmişe doğru yolculuk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Einstein&#8217;ın planları ile birlikte her şey başlıyordu. Yahudi olan Albert Einstein, kendi halkının bu tarzda büyük bir soykırım ile karşı karşıya kalmasına daha fazla dayanamıyordu. Bir taraftan atom bombası ile alakalı çalışırken bir yandan da gizli bir plan üzerinde çalışıyordu. En sonunda buluşunu bitirdi ve tamamlayarak onu kullandı. Zaman makinesini bulmuş ve geçmişe doğru yolculuk etmişti. Sorunsuz bir şekilde geçmişe dönen Einstein önceki zamana geldiğinde genç bir adamın karşısında durduğunu gördü. Elini uzatarak &#8220;Her. Hitler&#8221; diye seslendi… Ancak tokalaştıklarında Hitler hem mekan hem de zaman açısından devamlılığını yitirmişti. Bu sayede de Hitler’in sebeb olduğu bütün sorunlarda bir anda son bulmuş oldu. Fakat bunlar sadece madalyonun ön yüzü idi. Hitler’den önceki dünyadaki en büyük kuvvetler Sovyetler ile Stalin Birliği idi. Bütün dünyayı ele geçirmek için bir savaş başlatmış idi. Öte yandan da İttifak güçleri onları durdurmaya çalışıyordu. Hitler olmasa dahi savaşın izlediği yol ve seyri değişmeden devam etti. 2. Dünya Savaşı böylece başladı. Bu oyunun adına da Red Alert ismini koyduk. Red Alert 1 olayların sadece iç yüzü ve basit görünse de öyle değildi. Stalin’in saldırıları arkasında gizli bir yardımcısı bulunuyordu. Böylece kendini seneler sonra tekrar gösterecek olan tarihi terörist bir lider olan Kane ile anlaşılacaktı.Stalin’i yönlendirerek savaşı kazanmasını sağlayan Kane sonrasında ise onu da ortadan kaldırdı. Bu sayede ise Nod’un temeli atılmış olundu.<br />
Etkileyici ve güzel konusu ile Red Alert 1 etkileyici olan grafikleri ile RTS çeşidinde yeni bir sayfa açan oyun olarak kendisini gösterdi. Doksanlı yılların en başında bilgisayar oyunu olan herkes bu oyunu en az bir defa denedi. Ancak bu türden bir oyuna çoğu kişi alışık olmadığından dolayı çok az bir kesim bu oyunu bitirdi; fakat bu az kesimin sonraki senelerde ise Westwood ile RTS’in altın çağını yaşamasını beklemekte idi.</p>
<p>Bu oyun sonrasında ise seri iki çeşit senaryo ile yoluna devam etti. İlki Tiberium adında göktaşı ile değişen dünyada ki yaşam mücadelesini anlatıyordu. İkincisi ise Tiberium serisinde planlar yapan terörist başı olan Kane’in bütün dünyayı ele geçirmesi ve yapmış olduğu sahte Mesihlik maceralarından oluşuyor. Karşısında ise GDI’in onu durdurmaya çalıştığını görüyoruz. Bilimkurgu filmi gibi olan Tiberium serisi, Red Alert ile daha çok bu işin eğlence kısmındasınız. Etkin ve uçuk silahlar, güzel kadınlar ve tüm dünyayı ele geçirmeye çalışan liderleri görüyoruz. Red Alert 2 serisi zamanın internet kafelerinde oldukça yayınlaşması ile kolayca daha geniş kesimlere yayılmasına sebeb oldu. Zamanında multi maceralar ile oyuncular oldukça terledi.Öte yandan ise Yuri’nin karizması ve oyundaki her türden saldırı ile oyun severlerin aklında yer etti. Tüm hepsi bitti derken sekiz sene sonra tekrardan pc platformunda kendisini gösteriyor.</p>
<p>Birinci olan Red Alert versiyonunda sadece alternatif bir II. Dünya Savaşı olarak karşımıza sunulmuştu. Sovyetlerin en son dönemleriydi. En son oyunu Tiberium serisine bağladığından dolayı zamanla bir başka alternatif bulma yoluna gidildi. Birinci oyun baz alınarak ikinci versiyonu çıktı. Zor gücünü toparlayan Sovyetletin intikam almak amacı ile çıkartmış olduğu yeni bir dünya savaşı senaryosu vardı. Giriş videosunda ise ABD Başkanı Michael Dugan ile<br />
Alexander Romanov arasında geçen konuşmalara herkes gülmüştür. Diğer yandan Yuri ile Yuri’s Revenge arasında geçen diyaloglar daha da komik.</p>
<p>Red Alert 2 ise yetmişli yıllarda geçiyor ve o zamanki soğuk savaşı anlatıyordu.<br />
Red Alert 3 ise ilk çıktığı zamanda çok beğenildi. Sonradan verilen oyun görüntüleri ve çalışmalar sonucunda herkesin sevinci kursağında kaldı. Women of Red Alert 3 ismi duyulunca da kadın karakterler ile birlikte oyun çekici bir hal aldı. Bu seride göz önünde olan ise savaş makineleri idi. Daha fazla satmak için EA firması kadınsal öğelere ağırlık verdi ve bu karakterleri oyuna sundu. Gerçek zamanlı bir stratejiyi kafasına göre çevirmiş ve önümüze koymuş gibi gelebilir. Oyun eğlenceli sayılsa da ancak pek kaliteli sayılmaz. Daha önce çıkan oyunlara nazaran C&amp;C serisinden fazla bir farkı da yok. Oyunun çizgisi bozulmamış. Oyun hayranları için oynanabilir Red Alert 3.</p>

<p><strong>Benzer Yazılar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html">Prototype</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html">Football Manager 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html">Need for Speed: Undercover</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html">Fifa 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/silent-hill-homecoming-4.html">Silent Hill: Homecoming</a></li>
</ul><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Silent Hill: Homecoming</title>
		<link>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/silent-hill-homecoming-4.html</link>
		<comments>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/silent-hill-homecoming-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 18:45:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oyun hileleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Silent Hill: Homecoming]]></category>
		<category><![CDATA[Silent Hill: Homecoming incelemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oyunhileleri.net/?p=3311</guid>
		<description><![CDATA[Silent Hill oyunu ekran başında korkabileceğimiz bilmediğimiz durumlardan oluşan ve yıllardan beri var olan bir oyun olarak yerini alıyor. Bu oyunun derinlerine inmeyenler için gerçekten basit gözükebilir. Fakat hiç de öyle değil. Özel bir hikaye ve özel bir oyun karakterinden oluşuyor.
Birinci oyundan sonrasında ise diğer versiyonlardan sonra Silent Hill görsellik olarak dünya ve diğer dünyalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Silent Hill oyunu ekran başında korkabileceğimiz bilmediğimiz durumlardan oluşan ve yıllardan beri var olan bir oyun olarak yerini alıyor. Bu oyunun derinlerine inmeyenler için gerçekten basit gözükebilir. Fakat hiç de öyle değil. Özel bir hikaye ve özel bir oyun karakterinden oluşuyor.</p>
<p>Birinci oyundan sonrasında ise diğer versiyonlardan sonra Silent Hill görsellik olarak dünya ve diğer dünyalar kavramları sunarak beş oyunluk bu serisinde 2. ve 4. en son olan “Origins” ile başka bir oyun karakteri ve hikaye ile karşımıza çıktı. Serinin ikinci oyunu her bakımdan değilse bile mükemmele yakın olarak aklımızda kaldı. Konami firması en son versiyon olan Homecoming ile Silent Hill serisine farklı bir tarz yansıtmak için Team Silent’in yetesiz kaldığını düşünmüş olacak ki bu seriyi ise Kaliforniya’dan yapımcı olan Helix Games firmasına vermiş. Herkes bu farklılığın neler doğuracağınız bizler gibi merak etti ve neler olacağını merakla bekledi. Oyunu yeni bitirmiş bir oyuncu olarak şöyle diyebilirim ki oyun gerçekten bu kez olmuş. İçerisine farklı ve güzel özellikler eklenmiş. Şimdi bu yeniliklere bir göz atalım.</p>
<p>Kasabasına yaralı bir şekilde dönen askerin hikayesi. Alex Sherperd taburcu olur ve daha sonra evine doğru yol alır. Ancak eve geldiğinde kardeşi kaybolmuş ve babası da onu aramak üzere gitmiştir. Bunları öğrenen Alex annesininde şizofren bir hastalık ile boğuştuğunu ve kardeşinin ismini sayıkladığını görür. Alex kardeşi Joshua’yı geri getireceğini söyler ve evden uzaklaşır. Fakat başına gelebilecek olanlardan habersizdir. Eskş kasabası sessizlik içinde ve garip yaratıklar tarafınca çevrelenmiş sis içerisinde yalnız bir yabancı gibidir. Çocukluk arkadaşı olan Elle ile karşılaşır ve konuşurlar. İşte burada kasabadaki korkunun ne derece büyük olduğunu anlar ve kasabadaki insanların bilinmez bir sebepten dolayı kaçırıldıklarını ve onlardan bir haber alınamadığını görür. Kardeşi olan Josh’un da bu durum içinde olduğundan endişelenir ve yollara düşen Alex, bu durumu aydınlatmak ve kardeşini bir an evvel kurtarmayı istemektedir. Çok basit gibi başlayan hikayede zamanla birlikte ne kadar sürükleyici olduğunu ve sizi nasıl şaşırttığını göreceksiniz.</p>
<p>Silent Hill Homecoming serisi değişik bir oyun olarak ilk sahnesinde yükleme ekranları çıkıyor. Fazla beklemeden ilk gördüğünüz kısım ise dövüş teknikleri ile yaratıkların zayıf noktaları gibi özellikleri anlatıyor. Burası size garip gelebilir. Niçin diye soracak olursanız eğer Silent Hill serisinde bu özellikler hep bir arka kısımda kalmıştır. Alex’in asker olmasından dolayı da dövüş tekniklerine ve silahlara olan yatkınlığı da diğer oyun karakterlerine göre biraz daha fazla diyebiliriz. Bu durumda oyuna daha fazla heyecan katmak için dövüş sisteminin daha da göz önüne alındığını söyleyebiliriz. Dövüşürken ise yakın dövüş tekniklerinden “light ile hesavy attack” yani güçlü ve hafif saldırma ile “Dodge “ yani kaçınma saldırıları ile ayrıca da counter attack gibi saldırılara karşı dayanabiliyor. Silent serisinden alışık olduğumuz borular, balta ve levye gibi silahlar ile yaratığın saldırılarından sağa yada sola kaçıp geri atak ile hızlı bir saldırı gerçeleştirebilirsiniz. Yine farenizin birinci ile ikinci tuşlarında ise düşük ve güçlük olmak üzere hamleler bulunuyor. İsterseniz doğru tuş kombinasyonları ayarlayabilir ve bu sayede kombolar yapabilirsiniz. Oyunun kameralarından sağa ve sola kaçarak adrenalin seviyesini en üst düzeyde yaşıyorsunuz. Dövüşün yanı sıra oyun içerisinde ilerledikçe de rifle, shoutgun ve handgun gibi uzun menzili olan silahları kullanabiliyorsunuz. Bu silahları omuz alıp yaratıkları istediğiniz bölgeden ve nişan alarak vurabilme özellikleriyle kullanabilirsiniz. Silent Hill şiddet, dövüş ve uzun menzilli silahları ile bizleri heyecanın içine çekiyor.</p>

<p><strong>Benzer Yazılar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html">Prototype</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html">Football Manager 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html">Need for Speed: Undercover</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html">Fifa 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html">Command &#038; Conquer: Red Alert 3</a></li>
</ul><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/silent-hill-homecoming-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Call of Duty 5: World at War</title>
		<link>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/call-of-duty-5-world-at-war-3.html</link>
		<comments>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/call-of-duty-5-world-at-war-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 18:39:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oyun hileleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Call of Duty 5: World at War]]></category>
		<category><![CDATA[Call of Duty 5: World at War incelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oyunhileleri.net/?p=3308</guid>
		<description><![CDATA[yun severler için hepsin etki bırakan bu oyun ilk çıktığı zamanlarda bile herkesi kendisine uzun süre bağlamıştır. Oyundaki tek kişilik bölümlerden sonra başlayan çok kişilik olan bölümler ve haritalar ile durmadan oynanabilecek bir oyundu. İlk iki haritayı herkesin oynadığı aşikar. Dördüncü oyunda ise bugünün savaşları konu olacağı duyuldu ve herkes oyunun iyi olmayacağı kanısı uyandırdı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yun severler için hepsin etki bırakan bu oyun ilk çıktığı zamanlarda bile herkesi kendisine uzun süre bağlamıştır. Oyundaki tek kişilik bölümlerden sonra başlayan çok kişilik olan bölümler ve haritalar ile durmadan oynanabilecek bir oyundu. İlk iki haritayı herkesin oynadığı aşikar. Dördüncü oyunda ise bugünün savaşları konu olacağı duyuldu ve herkes oyunun iyi olmayacağı kanısı uyandırdı. Ancak Ama Infinity Ward&#8217;ın çıkarttığı Modern Warfare bu kanımsamaları yıktı diyebiliriz. Güzel bir havası ve hikayesi olan oyunun yanında çoklu oyuncular olması da bu tarz oyunlar arasında bir çığır açtı diyebiliriz. Beşinci seride ise II. Dünya Savaşı’na tekrar geri dönüleceği açıklandı ve bunun yapımcısının ise Treyach olarak duyuruldu. Önceleri umutlu olmadığımız Call of Duty herkesi şaşırttı diyebiliriz.</p>
<p>Oyundaki ilk bölümlerde Medal of Honor havası vermiş gibi olsa da Call of Duty bölümleri ilerlediğinizde gerçek havayı yakaladığını anlamışsınızdır.</p>
<p>Oyunda Japonların ele geçirmiş olduğu bir adada göreve başlanıyor. İlk önce karşımıza işkence sonucunda öldürülen bir arkadaşımız çıkıyor ve bize sıra gelince de askerlerimiz gelerek Japon askerlerini vuruyor. Daha sonra elimize bir adet silah veriliyor ve adanın diğer kısımlarında ki maceralar için atılıyoruz. Oyundaki hikaye her zaman için aynı kalıyor. İki askerin başından geçen olayları onların gözünden yaşıyoruz. Sovyetlerde Almanlara karşı, ABD tarafında ise Japonlara karşı savaş yapıyoruz. Ancak Japonlara karşı savaşırken çok dikkatli olmalısınız. Çünkü Japonların kurmuş olduğu tuzakları ve yöntemler gerçekten zorlayıcı olmuş. Oyuna başlarken çok iyi olmadığı düşüncesine kapılmış olabilirsiniz. Ancak bu noktadan sonra oyunun ne kadar güzel olduğunun farkına varabileceksiniz. Her bölümde oldukça fazla çeşit bulunuyor ve oyun içine ayrı bir hava katıyor. Bölümleri geçtikçe de 2. Dünya Savaşının en etkili atmosferine kendinizi kaptıracaksınız. Özellikle de bazı sahneler oyuna çok başarılı bir biçimde entegre edilmiş durumda.</p>
<p>Savaşırken bilinciniz yerine geldiğinde arkadaşlarınızın öldürüldüğünü görecek ve durup dururken yapılan baskınlardaki havadan oldukça etkileneceksiniz; fakat oyunda bazı kısımlarda gerçekten gözle görülür hatalar bulunuyor. Yanlış yere dipçiğinizle öldürülen arkadaşınızın yerine yenisi geliyor ve birkaç adım ötededen devam ediyor. Öldürdüğünüzde de kimse size herhangi bir tepki göstermiyor. Bazen tepki alıyorsunuz; fakat Call of Duty serisinde bir arkadaşınızı öldürdüğünüz anda son kayıt noktasına oyun geri sarıyordu. Arkasından da Sen bir hainsin yazısı çıkmakta idi.</p>
<p>Ara sıra da karşınız çıkan görünmez duvarlar tüm planlarınızı yerle bir edebiliyor. Özellikle yanınıza bulunan mitralyöze doğru hareket ederken bu duvarlar yüzünden geçemiyorsunuz ya da siper almak için bir yere koşarken karşınıza çıkan görünmez duvar sayesinde oldukça zor anlar yaşayabilirsiniz. Çevre yapısı da yine oldukça etkileyici olarak hazırlanmış. Örneğin Japonya etrafındaki sınırlarda bazı tapınaklar yada yer altında kurulmuş pusular, Rus olarak oynarken de çevrede votka şişeleri görebilirsiniz. Bombalarken de nasıl patladığını keyifle izleyebiliyorsunuz. Japonya’nın ağır yeşillikleri arasında giderken ağır ve kasvetli bir hava ile karşılaşıyorsunuz.Alman kurtları sizi parçalamak için üzerinize atladığında ya da Japon askerlerinin süngüleri ile size doğru koştuğu anlarda gerçekten heyecan yaşayabilirsiniz. Köpeklerden kurtulmak için ise kısa bir sürede &#8220;v&#8221; tuşuna basıp üstünüzden atabilirsiniz.</p>

<p><strong>Benzer Yazılar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html">Prototype</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html">Football Manager 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html">Need for Speed: Undercover</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html">Fifa 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html">Command &#038; Conquer: Red Alert 3</a></li>
</ul><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/call-of-duty-5-world-at-war-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gta 4</title>
		<link>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/gta-4-3.html</link>
		<comments>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/gta-4-3.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2009 19:30:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>oyun hileleri</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oyun İncelemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[GTA 4]]></category>
		<category><![CDATA[Gta 4 incelemeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.oyunhileleri.net/?p=3302</guid>
		<description><![CDATA[GTA serisi şüphesiz oyun dünyasının en önemli serilerinden birisidir. Rockstar, GTA serisinin her yeni versiyonu ile oyuncuları kendine aşık etmeyi bilir ve oyun dünyasını sarsar. Yeni nesil oyunlar piyasayı kasıp kavururken Rockstar takımı hala stüdyoya kapanmış, Grand Theft Auto serisinin dördüncü bölümüne çalışıyorlardı. Yapım aşamasının çok uzun sürmesi Rockstar&#8217;ın çok güzel ve eksiksiz bir oyun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>GTA serisi şüphesiz oyun dünyasının en önemli serilerinden birisidir. Rockstar, GTA serisinin her yeni versiyonu ile oyuncuları kendine aşık etmeyi bilir ve oyun dünyasını sarsar. Yeni nesil oyunlar piyasayı kasıp kavururken Rockstar takımı hala stüdyoya kapanmış, Grand Theft Auto serisinin dördüncü bölümüne çalışıyorlardı. Yapım aşamasının çok uzun sürmesi Rockstar&#8217;ın çok güzel ve eksiksiz bir oyun çıkarmak istemesiydi. Sonunda bekleme bitti ve GTA 4 evlerimize konuk oldu. Zaten bir çoğunuz oyun hakkında az çok bilgi edinmişsinizdir ve ne kadar başarılı bir yapım olduğunu duymuşsunuzdur. Oyun hem teknik açıdan hem senaryo açısından çok zengin bir oyun. Gelin hep beraber GTA 4&#8242;ün inanılmaz dünyasına adım atalım.<br />
<span id="more-3302"></span><br />
Grand Theft Auto serisinin önceki oyunlarında olduğu gibi GTA 4&#8242;de de büyük bir özgürlüğe sahibiz. Oyunda senaryoyu takip etmek dışında yapılabilecek binlerce şey bulabilirsiniz. Ne kadar özgür olduğumuzu ve yapabileceğimiz şeyleri bu yazıda uzun uzun inceleyeceğiz. Fakat ilk olarak oyunun asıl kahramanından ve senaryodan bahsedelim. Çünkü GTA 4 uzun zamandır piyasaya çıkmış en güzel hikaye ve karakterlere sahip bir oyun.</p>
<p><strong>Niko Bellic ve Liberty City</strong></p>
<p>Niko Bellic, son derece kötü deneyimler yaşamış, hayatında bir çok suç işlemiş, adam öldürmüş, kendisinin ruhsuz birisi olduğuna inanacak derecede kana bulanmış bir geçmişe sahip bir adam. Geçmişle olan kavgası onu ülkesinden alıp Amerika&#8217;ya Liberty City&#8217;e taşıyor. Liberty City (Gerçek hayattaki New York City ile büyük benzerlikler taşıyan GTA şehri) özgürlükler ve imkanlar diyarı olarak biliniyor. Yeni bir hayata başlamak isteyen insanların şehri Liberty City. Niko Bellic&#8217;in kuzeni Roman Bellic de bu şehirde yaşıyor. Roman&#8217;ın attığı mektuplarda övüp övüp durduğu bu harikalar diyarı belki yeni bir başlangıç olacak. Fakat Niko, Liberty City&#8217;ye sadece yeni bir başlangıç için gelmiyor. Bazı planları var. Görülecek bazı hesapları var. Niko Bellic gemiye atlıyor ve soluğu Liberty City&#8217;de alıyor.</p>
<p>Fakat Liberty City ne bir cennet ne de Roman&#8217;ın anlattığı gibi bir hayal dünyası. Dünyanın her yerinde olduğu gibi burada da ölüm her köşe başında insanın karşısına çıkabiliyor. (Gerçek hayatta New York&#8217;daki suç oranı tabii ki bu kadar yüksek değil. Fakat oyunu bir film havasında yaşamamız ve daha heyecanlı olması adına olaylar abartılmış. Zaten aksi halde ortaya bu kadar zevkli bir oyun çıkmazdı.) Bu kozmopolitik şehiri, uyuşturucu satıcıları, katiller ve mafya günlük yaşamın içerisinde bir örümcek ağı gibi sarmışlar. Roman da aslında mektuplarında anlattığı gibi saraylık bir yaşam sürmüyor. Niko daha ilk günden aslında hiç bir şeyin güllük gülistanlık olmadığını anlıyor. Taksi servisi yapan ve küçük bir stüdyoda yaşayan Roman ile birlikte Liberty City macerasına adım atıyor.</p>
<p>Oyun, Niko&#8217;nun Roman&#8217;la birlikte çevre edinmeye başlaması ve para için yasa dışı işlere girmesi ile başlıyor. Oyun boyunca bir çok değişik karakterle karşılaşıyoruz. Bu karakterlerin rolleri küçük veya senaryoyu değiştirecek kadar büyük olabiliyor. Karşılaştığımız karakterlerin çoğu ile samimiyet seviyemizi kendimiz ayarlıyoruz. Davranışlarımız diğer karakterlerin tavırlarını etkiliyor. Oyunun bu sosyal kısmı çok güzel yapılmış ve oyuncuya büyük bir özgürlük hissi verecek şekilde hazırlanmış. Sosyal yaşam hakkında daha sonra uzun uzun konuşacağız.</p>
<p>Senaryo görevler şeklinde oluşuyor. Bir görevi bitirdiğinizde başka görev açılıyor. Bazı görevler bir kaç görevin bitmesinden sonra açılıyor. Oyunda 4 tip görev alabiliyorsunuz diyebiliriz. Birincil görevler direk oyunun öyküsünü oluşturan görevler. Bunları haritada ikon olarak görebiliyoruz. İkincil görevler oyunda tanıştığınız karakterlerin vereceği görevler serisi. İkincil görevleri de haritada ikon olarak görüyoruz.</p>
<p>Ekstra olarak alabileceğiniz random görevler ise haritada gözükmüyorlar. Bazen bir görevden sonra konuyla alakalı bir kişi oyuna dahil oluyor. Bu kişiler sadece yakınlarından geçtiğiniz zaman mavi adam ikonu olarak haritada gözüküyorlar. Aksi halde bu görevleri göremiyorsunuz. Yani random görevler için bu kişilerin Liberity City&#8217;de bulundukları bölgerleri -biraz da şans ile- bulmanız gerekiyor.</p>
<p>Son olarak da arkadaşlarınızdan alabileceğiniz, para kazanma görevleri var. Her karakter size para karşılığında bazı işler yaptırmak istiyor. Random ve arkadaş görevleri hikayayi direk etkilemiyorlar. Eğer oyunu % 100 bitirmek istiyorsanız bu görevler için de uğraşabilirsiniz.</p>
<p>Liberty City daha önce bahsettiğim gibi New York City ile büyük benzerlikler taşıyan bir şehir. Oyunda 4 büyük ve bir kaçak küçük ada var. Büyük adalar köprülerle birbirlerine bağlılar. Küçük adalara ise teknelerle ulaşmak mümkün. Liberty City&#8217;de yaşayan insanların etnik kökenleri bile New York City ile benzerlik gösteriyor. Ruslar, Broker (Brooklyn) ve Dukes&#8217;de (Queens) daha çok karşımıza çıkarken, siyah ve Latin Amerikalılar kuzey Algonquin (Manhattan) ve Bohan&#8217;da (Bronx) daha çok karşımıza çıkıyor. Oyundaki karakterler gerçekten şehrin kültür yelpazesini gözler önüne seriyor. Değişik din ve ırklardan insanlar oyunda kendilerine has aksanları ve yaşam tarzlarıyla rol alıyorlar.<br />
Liberty City&#8217;nin suç oranı ile doğru orantılı büyüklükte bir polis departmanı var. LCPD (Liberty City Police Department) şehrin her yerinde görev yapıyor ve olaylara anında müdahele ediyor. Polisler kendi aralarında telsizlerle kominikasyon sağlayıp olayın büyüklüğüne göre yardım istiyorlar. Ayrıca suçun büyüklüğüne göre tavırları da dikkat çekici. Bir polisin yakınında bir araba kazası yapsanız belki başınız belaya girmiyor ama elinizde beyzbol sopasıyla birisine saldırsanız hemen olaya müdehale ediyor. Eğer silah çıkarırsanız hemen yardım çağırıyor ve sonra silahınızı bırakmanız için size uyarıda bulunuyor. Ayrıca güvenlik güçleri ciddi durumlarda helikopterlerle havadan veya botlarla denizden yardım da yapabiliyor.</p>
<p>Liberty City gerçekten yaşayan bir şehir. Sokaklarda yürüyen insanlar değişik davranışlara sahipler ve olaylara tepki veriyorlar. Bir silah sesi ile insanlar kaçıyor, cep telefonlarından polis arıyorlar. Birisi yaralandığında yardım edenler, ambulans çağıranlar, ilgilenmeyip olay yerinden uzaklaşanlar var. Bir trafik kazası yaptığınızda diğer araçtaki şöför belaya bulaşmamak için uzaklaşabilir de arabasından inip size bağırabilir de. Oyunda bazen öyle şeyler oluyor ki, şaşırmamak elde değil. Hatta bir keresinde bir arabanın sürücüsünü indirip arabasını çalıyordum ve adam sivil polis çıktı hemen silahına sarılıp bana ateş etmeye başladı.</p>
<p>Liberty City &#8211; MekanlarŞehirde sıklıkla ziyaret edebileceğimiz önemli noktaları inceleyelim. Bu mekanlara istediğiniz zaman gidebilirsiniz. Zaten bir kısmına senaryo ve görevler doğrultusunda ister istemez gideceksiniz.</p>
<p><strong>Restaurant ve Fast Food&#8217;lar</strong></p>
<p>Nikonun enerjisini arttırmak için yemek yiyebileceğiniz gibi, arkadaşlarınızı ya da sevgilinizi restorantlara davet edebilirsiniz. Değişik restorantlar değişik yemekler veriyor. (Evet oyunda sevgiliniz olabiliyor, hatta isterseniz birden fazla bile olabilir ve çapkınlık yapabilirsiniz. Fakat gelin bu konuya sonra dönelim.)<br />
<strong>Barlar</strong></p>
<p>Yine hem arkadaşlarınızla hem yalnız gidip içebileceğiniz mekanlar. Bir bardan çıktığınızda sarhoş oluyorsunuz. Sarhoş olmak Niko&#8217;nun dengesiz bir şekilde yürümesine sebep oluyor. Eğer araba ile bara gittiyseniz taksi çağırıp eve gitmenizi tavsiye ederim. Yok eğer sarhoş sarhoş araba kullanmak istiyorsanız bu da mümkün. Sarhoş araç kullanımında ekran sallanıyor ve aracı kontrol etmek çok zor oluyor. (Fakat Niko&#8217;yu sarhoş görmek komik, en azından bir deneyin derim. Hatta bir kızı bara götürdüğünüzde bardan çıkışta Niko&#8217;nun kızla saçma sapan konuşmasını dinlemek gerçekten komik.)</p>
<p><strong>Bowling Salonları</strong></p>
<p>Bowling oyunu hiç de zor değil ve çok zevkli. Tavsiye ederim. (Arkadaşlarınız veya sevgilinizi götürebilirsiniz)</p>
<p><strong>Dart Salonları</strong></p>
<p>Dart oyunu da eğlenceli ve vakit geçirmek için bire bir. (Arkadaşlarınız veya sevgilinizi götürebilirsiniz)</p>
<p><strong>Bilardo Salonları</strong></p>
<p>Bilardo Solununda klasik Amerikan bilardo oynayabiliyorsunuz. (Arkadaşlarınız veya sevgilinizi götürebilirsiniz)<br />
<strong>Tiyatrolar</strong></p>
<p>Tiyatro dedim ama aslında gösteri demeliyiz. Çünkü bir kaç ilginç performans izleyebiliyorsunuz. Rockstar ekibi bunlar için bile büyük bir emek harcamış. Gittiğiniz şovlarda komedyenlerden büyücülere kadar değişik performansları izleyebiliyorsunuz. Hatta bazı mekanlar sadece komedi klüb olarak açıklar. Mutlaka bu şovlara gidin bazı espriler gerçekten çok komik.</p>
<p><strong>Giyim Mağazaları</strong></p>
<p>Mağazalarda Niko için giysi alabiliyoruz. Üst, alt, ayakkabı, şapka ve gözlük çeşitleri mevcut. Şehirin değişik yerlerindeki değişik mağazalar, değişik ürünler satıyor. Bazı mağazalardan sadece spor giyimlere ulaşabilirken, bazı mağazalardan takım elbise alabiliyoruz. Ayrıca giydiğimiz giysiler çıktığımız kızların zevkine uygun olursa ilişkimizde artı puan alıyoruz. Bu konuya aşk başlığında değineceğim.<br />
<strong>Silah Satıcıları</strong></p>
<p>Bu dükkanlardan istediğiniz silahı veya ekstra koruma için çelik yelek alabiliyorsunuz. Fakat değişik mağazalarda değişik silahlar olabileceği gibi bazı silahlar yakında gelecek etiketiyle gösterimde olabiliyor. Oyunda ilerledikçe bu silahlara ulaşabiliyoruz. Fakat oyunda karşımıza çıkacak karakterlerden birisi (Little Jacob) eğer aranız iyi olursa size bu silahları çok daha ucuza satabiliyor. Little Jacob ile tanıştıktan sonra mümkün olduğunca onun işlerini görün, yemeğe veya oyun oynamaya götürün.</p>
<p><strong>Hastane, İtfaiye ve Polis Binaları</strong></p>
<p>Bu binaların yakınında birimle ilgili araçları bulabiliyorsunuz. Eğer bir polis arabası çalmak isterseniz (ki oyunda bu konu ile ilgili özel görevler var, sonra değineceğim) 911 acil servisi arayıp bulunduğunuz bölgeye bir araç çağırabilir sonra polislerden arabayı çalabilirsiniz veya başınızı belaya sokmadan bir polis istasyonunun yakınındaki boş duran bir polis arabasını çalabilirsiniz.</p>
<p><strong>Araba Yıkama ve Boyama Binaları</strong></p>
<p>Adından da anlayabileceğiniz gibi aracınızı tamir etme ve temizlemeye yarıyor. Aynı zamanda polislerden kaçarken de aracınızı boyatmak işe yarayabiliyor. Tabii sizi girerken görmemişlerse.</p>
<p><strong>İnternet Cafe&#8217;ler</strong></p>
<p>Evet Liberty City&#8217;de teknoloji günümüze uygun. İnternet Cafe&#8217;lerde bilgisayar kiralayıp internet kullanabiliyoruz. Bu kısmı kominikasyon kısmında daha ayrıntılı açıklayacağım. Fakat şimdilik çok kapsamlı bir internet sistemi olduğunu söyleyebilirim.<br />
<strong>Strip Club&#8217;lar</strong></p>
<p>Yarı çıplak dansçı kızları izlemek istiyorsanız kaçırmayın. Kızlar sahnede dans ederlerken isterseniz özel dans alabiliyorsunuz. Gerçek Strip Club&#8217;larda olduğu gibi sizi ayrı bir odaya götürüyorlar ve daha yakın ve size özel bir şekilde dans ediyorlar.</p>
<p><strong>Apartmanlar</strong></p>
<p>Oyun başladığında Roman ile kaldığınız ufak bir apartmandasınız, fakat oyun ilerledikçe şehirin değişik yerlerinde evlere sahip olabileceksiniz. Hatta bazı apartmanlar bazı senaryolardaki seçimlerinize bağlı olarak açılıyorlar. Apartmanlar oyunu save etmeniz için kullanılıyor. Apartmandaki yatağınıza gittiğinizde uyuyorsunuz ve oyunu kaydetmiş oluyorsunuz. Fakat unutmayın ki save esnasında oyunun zamanı ile 6 saat geçiyor. Eğer bir randevunuz varsa kaçırabilirsiniz. Ayrıca apartmanda kıyafetlerinizi değiştirebilir ve televizyon izleyebilirsiniz. Televizyon konusuna kominikasyon kısmında değineceğim.<br />
<span style="color: #0066cc;"><strong>Liberty City &#8211; İletişim</strong></span></p>
<p>GTA 4 günümüz kominikasyon imkanlarını oyunun dünyasına taşımış. Bu imkanlar bazen eğlence için bazen ise görevler için kullanılıyorlar.</p>
<p><strong>Cep Telefonu</strong></p>
<p>Oyundaki en yakın dostunuz cep telefonunuz desem abartmış olmam sanırım. Cep tefonunuz bir noktada sonra alışkanlık yapıyor. Aynı gerçek hayattaki gibi kullanmaya başlıyorsunuz. Eğer birisi ararsa X tuşuna basarak telefonu açabiliyorsunuz. Eğer birisi sizi arayıp bir yere davet ediyorsa X tuşu kabul etmek, çember tuşu ise kabul etmemek anlamına geliyor. Controller ok tuşu ile cep telefonunuzu istediğiniz zaman açabilirsiniz. Cep telefonunuzdaki menülerin dışında normal tuşları girerek telefon etme şansına sahipsiniz. Mesela 911 ile acil servisi arayabilir, polis, ambulans veya itfaiye çağırabilirsiniz. Ayrıca oyun içinde, televizyon ve internet sayesinde bazı telefon numaralarına ulaşabilirsiniz ve ayrıca yakında çıkmaya başlayacak olan oyun hilelerini de telefonla arayarak gerçekleştirebileceğiz. (Örnek olarak, 984 555 0100&#8242;ı ararsanız o anda radyoda çalan şarkıyı size text olarak atıyorlar.) Telefonunuzdaki seçenekler ve kullanımları şöyle;</p>
<p><em>Telefon rehberi</em> &#8211; Bağlantıda olduğunuz kişileri arayabiliyorsunuz. Eğer kişi arkadaşınız veya sevgiliniz ise karşınıza çıkacak olan seçeneklerden birini tuşlayarak bir yere davet edebiliyorsunuz. Davetler gerçekten çok önemli, oyunda tanıştığınız kişilerle aranızdaki bağın kuvvetlenmesini ve sizi daha çok sevmelerini sağlamak için sosyal yaşamınızı pozitif tutmalısınız. Bazı arkadaşlarınızın özel görevlerini almak için de rehber menüsünü kullanmalısınız.<br />
<em>Mesajlar-</em> Bağlantılarınız sizlere mesaj atarak bazı bilgiler verebiliyor veya aramınızı isteyebiliyor.</p>
<p><em>Takvim ve notlar-</em> Oyunda bazen belirli bir günde belirli bir yerde olmanız gerekebiliyor, yani randevunuz olabiliyor. Randevularınızı bu kısımda görebilirsiniz. Randevunuza kısa bir süre kala telefonunuz size bunu haber veriyor. Oyunun bazı yerlerinde yapacağınız çok şey olduğunda çok kullanışlı oluyor.</p>
<p><em>Kamera -</em> Oyunda ilerleyen aşamalarda telefonunuz değişiyor ve kameralı bir modele sahip oluyorsunuz. Kamera bazen görevlerde işe yarayabiliyor.</p>
<p><em>Multiplayer -</em> GTA 4&#8242;ü online milyonlarca insanla birlikte oynamak için bu seçeneği seçiyoruz. Oyunun online özelliklerinde bu konuya daha ayrıntılı değineceğim.</p>
<p><em>Options -</em> Telefon seçenekleriniz buradan ayarlayabilirsiniz. Telefonunuzun çalma sesinden yazı büyüklüğüne kadar seçenekler burada. Ayrıca internetten değişik tonlar veya fon grafikleri indirebilirsiniz.</p>
<p><em>Sixaxis Tutorial -</em> GTA 4 Playstation 3 versiyonu Sixaxis motion control kullanım desteği ile geliyor. Buradan kontrolleri öğrenebileceğiniz bir tutorial&#8217;a gidiyoruz. Motion Control, helikopter, motorsiklet ve bot kullanımında, ayrıca şarjör değiştirmede, dart ve bowling oyunlarında kullanılabiliyor.</p>
<p><em>İnternet</em></p>
<p>İnternet Cafe&#8217;lerde internete bağlanıp sörf yapabilir ve e-mail&#8217;inizi kullanabilirsiniz. İnternet gerçekten çok kapsamlı ve dop dolu. Çok ilginç web sayfalarına ulaşabilirsiniz. Haberler&#8217;den çöpçatanlık sitelerine kadar geniş bir yelpaze var. Çöp çatanlık sitelerinden beğendiğiniz kızlara mesaj atabilir, eğer olumlu bir yanıt alırsanız buluşabilirsiniz, belki de bir kız arkadaş edinebilirsiniz. Bu konuda ilişkiler başlığında daha detaylı bilgi vereceğim. Ayrıca e-maillerinizi mümkün olduğunca kontrol etmenizi tavsiye ederim. Bazı e-mailler görevlerle ilgili oluyor. Hatta bazen spam mailler de gelebiliyor. İnternet çok kapsamlı ve eğlenceli bir atraksyon. Oyuna çok büyük bir zenginlik katıyor.</p>
<p><em>Televizyon</em></p>
<p>Apartmanlarınızda bulabileceğiniz televizyonlarda bir çok kanalı izleyebilirsiniz. Apartmanın bulunduğu yere ve kalitesine göre değişik televizyon tiplerine sahip olabiliyorsunuz. Hangi kanalları izleyebileceğiniz ve kaç kanala sahip olabileceğiniz de apartmanınıza bağlı. Televizyondaki bazı programlar gerçekten çok komik. Çizgi filmden reklamlara kadar her şey var.</p>
<p><em>Radyo</em></p>
<p>Her hangi bir araç kullanırken radyo dinleyebiliyoruz. 20 değişik radyo kanalında istediğiniz tarz müzik veya radyo programı bulmak mümkün.<br />
<span style="color: #0066cc;"><strong>Liberty City &#8211; Ulaşım</strong></span></p>
<p>Liberty City&#8217;de ulaşım araçları saymakla bitmez. Ben başlıklar halinde sizlere kısaca bilgiler vermeye çalışacağım.</p>
<p><em>Sürülebilecek kara araçları</em></p>
<p>Oyunda spor arabalardan minibüslere, motorsikletden çöp kamyonuna kadar her türlü araç mevcut. Bir aracın yanında üçgen tuşuna bastığınızda araca biniyorsunuz. Niko, eğer aracın içerisinde birisi varsa yaka paça dışarı atıyor. Eğer araç kilitliyse camını kırıyor ve kapıyı açıyor. (Bazı araçlarda alarm var ve bir anda milletin ilgi odağı olabiliyorsunuz.) Her araç tipine göre yola değişik tepki veriyor. Virajları alışından hızına kadar farklılıklar içeriyor. Ayrıca araçlar bulunduğunuz mahalleye göre kalite farkına sahipler. L3 tuşu korna çalmaya yarıyor. Eğer yoldaki insanları ezmek istemiyorsanız kullanmanızı tavsiye ederim. Ayrıca eğer polis arabası veya ambulans gibi bir araç kullanıyorsanız L3 tuşu ile siren kullanabilirsiniz. Siren gerçekten çok işe yarıyor. Araçlar hemen size yol veriyorlar.</p>
<p>Ayrıca polis arabaları ekstra bir özellikle geliyor. Polis arabalarında bilgisayar var ve bu bilgisayar LCPD network sistemine bağlı. Bu sistemle bir kişinin adını girerek oturduğu adresi öğrenebiliyorsunuz. Ayrıca en çok arananlar listesini görebilir ve arananlar listesindeki kişileri avlayabilirsiniz. Bu görevlerde haritanın değişik bölgelerinde toplam 30 suçluyu bulmak mümkün.</p>
<p>Oyunun ilerleyen kısımlarında tanışacağınız Brucie adlı karakter sayesinde sokak yarışı müsabakalarına katılabilirsiniz. Bu yarışlara istediğiniz araçla katılabiliyorsunuz. Tavsiyem en rahat kullandığınız ve hızlı aracı seçmeniz.<br />
<em>Taksi</em></p>
<p>Liberty City bir taksi cenneti. İstediğiniz yerde bir taksi gördüğünüzde L1 tuşu ile ıslık çalıp durdurabilirsiniz. Tabii ki taksinin şöförünü dövüp aşağı atıp aracı çalmak da mümkün. Oyunun başlarında Roman ile taksi işinde olduğunuz için taksi görevleri alabilir, müşterileri taşıyıp para kazanabilirsiniz.<br />
<em>Metro</em></p>
<p>Liberty City Metrosu özellikle uzun mesafeleri çabuk bir şekilde almak için çok kullanışlı. Gerçek hayattaki New York metrosu kadar karışık olmasa da hayli benzerlikler içeriyor. İstasyonların bir kısmı sokakta bir kısmı ise yer altında. Metro ile yolculuk yaparken trenin üstünden kamera ile yolcuğu izleyebiliyoruz. Bazı bölgeler gerçekten görülmeye değer.</p>
<p><em>Deniz araçları</em></p>
<p>Dediğim gibi Liberty City çevresi sularla kaplı. O yüzden sahillerdeki botlardan birine atlayarak küçük adalara yolculuk yapabilrsiniz. Bazı görevlerde pois tarafından aranma oranınızı azaltmak ve olay yerinden kaçmak için bir bota atlamak sağlınız açısından yararlı olabilir. Tabii ki değişik hız ve tiplerde botlar ve tekneler mevcut.</p>
<p><em>Hava araçları</em></p>
<p>Liberty City&#8217;de hava aracı olarak sadece helikoptere binebiliyoruz. Fakat değişik helikopterler var. Helikopterleri tur olarak kiralayabilirsiniz veya çalıp Liberty City&#8217;nin istediğiniz yerine uçabilirsiniz. Ayrıca çok yıldızlı aranma oranlarında polisler holikopterlerle destek veriyorlar.</p>
<p><em>Teleferik</em></p>
<p>Algonquin adasının doğusundaki küçük adacıkla bağlantıyı sağlayan ufak bir atraksyon. Manzara izlemek için veya birisinden hızla kaçmak için bu bölgede kullanılabilir.<br />
<em>İlişkiler</em></p>
<p>Niko&#8217;nun sosyal yaşamını aktivitelerle canlı tutabilirsiniz. Daha önce belirttiğim gibi arkadaşlarınızla şehirdeki mekanlara gitmek ve davetler oyunda önemli bir yer teşkil ediyor. Diğer karakterler onlarla vakit geçirdiğiniz kadar sizden hoşlanıyorlar. Eğer sosyal aktivitelerle arkadaşlığınızı sağlamlaştırırsanız her karakterin bir özelliği olduğunu çözeceksiniz. Arkadaşlık seviyeniz % 75 olduğunda o kişi size bu özelliğini açıyor. Mesela Little Jacob size ucuza silah satıyorken, Dwayne görevlerinizde size destek olabilecek gangsterler gönderebiliyor. Neredeyse tüm karakterler oyunda size pozitif etkide bulunabilecek bir özelliğe sahip. Bu yüzden sosyal hayatınızı aktif tutmanız yararlı.<br />
Ayrıca edindiğiniz arkadaşlarınız size para karşılığında görevler de verebiliyorlar. Her karakter size değişik görev tipleri verebiliyor. Mesela Little Jacob uyuşturucu ticareti görevleri verirken, Manny uyuşturucu ticareti yapanları sokaklardan temizleme görevi verebiliyor. Her karakterden alabileceğiniz bir çok görev olduğunu düşünürsek oyunu ne kadar uzun süre sıkılmadan oynayabileceğinizi gelin siz düşünün.</p>
<p><em>Aşk Hayatı</em></p>
<p>Sosyal yaşamın bir parçası olan kadın erkek ilişkileri de Niko&#8217;nun hayatının bir parçası. Eğer isterseniz, bir veya birden çok kız arkadaşınız olabiliyor. Yine aynı normal arkadaşlarınızla olduğu gibi kızların da kendilerine özel yetenekleri var. Kendinizi sevdirirseniz bu yeteneklerden faydalanabiliyorsunuz. (Mesela Alex mağazalardaki tüm giysilerde % 50 indirim imkanı sağlıyor.) Oyunun başlarındaki Michelle dışında diğer kızlar senaryo içerisinde karşınıza çıkabileceği gibi, online çöp çatanlık sitelerinde de tanışmanız mümkün.</p>
<p>Her kızın kendine özel sevdiği veya sevmediği şeyler var. Bir kızla çıktığınızda mutlaka diyalogları dinleyin. Mesela Michelle çok titiz ve temizlik hastası olduğundan bahsediyor ve spor oyunlarından hoşlandığını söylüyor. Michelle&#8217;le olan buluşmanızda yeni giysiler giyerseniz ve restorant yerine bowling oynamaya giderseniz daha çok puan toplayabilirsiniz. Ayrıca her kızın beğendiği araçlar bile farklı. Kız arkadaşlarınızı dinlemeyi öğrenmelisiniz.</p>
<p>Bir kızla buluşmanın sonunda evine geri götürdüğünüzde kapıda bırakırken &#8216;Denemek istiyor musunuz?&#8217; diye bir soru çıkıyor. Eğer evet derseniz Niko kıza &#8220;içeri gelebilir miyim?&#8221; diyor. Eğer kız sizden hoşlanıyorsa &#8220;Aslında olmaz ama bu güzel günden sonra hayır diyemem&#8221; diyerek sizi eve davet ediyor, Niko&#8217;da delikanlı ayağıyla &#8220;Ben de sana çok saygı duyuyorum&#8221; diyor ve içeri giriyor. Evde ne yaptığınızı tahmin edebilrsiniz (Olmadı evden gelen sesleri dinleyin)</p>
<p>Bir kızı uzun süre aramadığınızda artık size soğuk davranıyor. Daha uzun sürelerde telefonlarınıza cevap bile vermiyor ve tekmeyi yiyorsunuz.<br />
<span style="color: #0066cc;"><strong>Liberty City &#8211; Silahlar</strong></span></p>
<p>Oyunda yumrukla birlikte toplam 16 değişik silah var. Molotof kokteylinden füze atara, dürbünlü tüfekten taramalı tüfeğe kadar silahlar mevcut. Sokak aralarında ve değişik gizli mekanlarda çok zor bulabileceğiniz bedava silahlar dışında, silah satış yerlerinden ve Little Jacob&#8217;dan silah almak mümkün. Bildiğiniz gibi GTA serisi silah kullanımı ve hedef alma ile ilgili ciddi sorunlar yaşayan bir seridir. GTA 4 bu konuda serinin en başarılı oyunu. Hedef alma sistemi çok daha başarılı ve kullanışlı. L2 tuşu ile rakipleri kilitleyip R2 tuşu ile ateş edebiliyoruz. Tabii istersek rakibi kilitlemeden özgürce ateş etmek de mümkün. Ayrıca çatışma sahneleri ile ilgili olarak gelen önemli bir husus siper alma opsiyonu.</p>
<p>GTA 4&#8242;de R1 tuşu ile her hangi bir şeyin arkasına saklanabiliyoruz. Siper alma neredeyse kullanılması zorunlu bir özellik. Bazı çatışma sahnelerinde bir çok yerden açılan yaylım ateşinde sipere yatmadığımız zaman anında ölebiliyoruz. Siper alma eklentisi ile oyunun çatışma sahneleri çok güzelleşmiş. Ayrıca oyunun gelişmiş fizikleri sayesinde siper aldığınız duvarın parçalanması ile siper aldığınız yeri değiştirmeniz gerekmesi bile güzel ve ince bir ayrıntı.<br />
Multiplayer</p>
<p>GTA 4 serinin ilk online multiplayer oynanabilen oyunu. Yakın zamanda gördüğümüz bir çok oyun sırf online oynanabilirlik olsun diye ekledikleri multiplayer özellikleri ile bizi hüsrana uğratmıştı. Fakat GTA 4 online oyunda da büyük bir başarı gösteriyor. Oyun çeşitleri GTA 4 ruhuna uygun ve çok çeşitli. Online oynadıkça seviye atlama (10 seviye atlanabiliyor.) ve karakterinizin giysilerini ve tipini istediğiniz gibi değiştirme imkanları var. Özellikle bazı co-op tarzı multiplayer görevler çok zevkli.Bir çok oyun tipi para üzerine kurulmuş. Bu en çok parayı kazanan takım yeniyor anlamına geliyor. Online oyunlara davet ettiğinizde veya edildiğinizde davet edilen kişi tek kişilik senaryoyu oynuyor bile olsa, Niko&#8217;nun cep tefonundan mesaj ile davetiyeyi alıyor. Hemen cep telefonu ile bağlanıp oyunlara girmek mümkün. Hemen oyun tiplerini kısaca tanıyalım.</p>
<p>Deatmatch</p>
<p>Bildiğimiz herkesi öldür modu. 16 kişi aynı anda oynayabiliyor.</p>
<p>Team Deatmatch</p>
<p>Takım Deatmatch. Yine 16 kişiye kadar destek var.</p>
<p>Mafia Work</p>
<p>Kenny Petrovic oyunculara görevleri veriyor ve oyuncular bu görevleri yerine getiriyor. 16 kişiye kadar destek mevcut.</p>
<p>Team Mafia Work</p>
<p>Mafiya Work&#8217;un aynısı fakat takımlar halinde görevleri yapıyoruz.</p>
<p>Car Jack City</p>
<p>Belirlenen aracı alıp belirlenen bölgeye götürmek gerekiyor. 2 tip araç var. Uyuşturucu taşıyan araçlar ve normal araçlar. Uyuşturucu taşıyan araçlar hangi halde gelirse gelsin iyi para kazandırıyor. Fakat normal araçlar ne kadar az hasar alırsa o kadar çok para kazandırıyorlar. 16 kişiye kadar destek var.</p>
<p>Team Car Jack City</p>
<p>Car Jack City&#8217;nin takımlı versiyonu.</p>
<p>Turf War</p>
<p>Bölge ele geçirme oyunu. OYuncu sayısına göre açılan bölge sayısı değişiyor. 16 kişiye kadar destek var.</p>
<p>Race</p>
<p>Yarış yapıyoruz. İstediğiniz aracı kullanmakta özgürsünüz. (Helikopter veya botlar dahil.) 16 kişiye kadar destek var.</p>
<p>GTA Race</p>
<p>Yarış ile aynı kurallar, fakat ekstra olarak araçtan inmek ve silah kullanmak serbest.</p>
<p>Cops &#8216;n&#8217; Crooks</p>
<p>Hırsız polis oyunu. Bir kişiye karşı tüm diğer oyuncular halinde iki taraflı ayar yapılabiliyor. Eğlenceli bir oyun. 16 kişi desteği var.</p>
<p>Deal Breaker</p>
<p>Motorsikletli mafya ile İtalyan mafyası arasındaki anlaşmayı basıp herkesi öldürmek gerekiyor. Bu oyunu 4 kişi oynayabiliyoruz.</p>
<p>Free Mode</p>
<p>İstediğinizi yapmakta tamamen özgürsünüz. Hayal gücünüzle sınırlısınız. 16 kişi aynı anda oynayabiliyor.</p>
<p>Bomb da Base II</p>
<p>Konvoydan alacağınız patlayıcıları helikopterle taşıyıp, gemiye yerleştirmek ve patlatmak göreviniz. Toplam dört kişi oynanabiliyor.</p>
<p>Hangman&#8217;s Noose</p>
<p>Havaalanındaki Petrovic, peşindeki N.O.O.S.E. (National Office of Security Enforcement) askerlerini indirmeniz ve kaçmasına yardımcı olmanız için tutuyor. 4 kişiye kadar destek mevcut.<br />
Teknik ve Görsel Kalite</p>
<p>GTA serisinin hem teknik hem de görsel açıdan en kompleks oyunu ile karşı karşıya olduğumuz su götürmez bir gerçek. Rockstar hem PS3 hem Xbox 360 için harika bir iş çıkarmış. İki konsolda da aynı kalitede ve hızda oyunun çalışması için her şey dengelenmiş. İki konsolun da bir iki ufak artısı eksisi olsa da genel olarak oyun tamamen aynı. Xbox 360 versiyonunda renklerin biraz daha canlı olması fakat PS3 versiyonuna göre daha çok blur (yumuşatma efekti) kullanılmış olması oyunun görsel olarak tek farkı. Fakat bu fark bazılarının abarttığı gibi dikkat çekici değil. Ayrıca PS3 versiyonu HDD install sayesinde yüklemelerden rakibinden bir kaç saniye daha hızlı. Fakat bu da oyundan alacağınız zevki etkileyecek bir durum değil. Rockstar iki konsola da çok başarılı bir iş çıkarmış diyebiliriz.</p>
<p>Oyunun fizikleri gerçekten göz alıcı. Artık nesneler ateş edildiğinde gelen mermiye tepki veriyor, duvarlar hasar alıyor ve hatta parçalanıyor. Araçların camları kırılıyor ve hatta çok hızla bir yere çarptığınızda Niko aracın ön camından fırlayabiliyor. Araç kullanımı sırasında bile araçların yola verdikleri tepki ve yolun durumuna göre aracın lastiklerinin kayması bile ince bir detay.<br />
Şehir başlı başına bir baş yapıt. Oyunda bir gün içerisindeki gün ışığının geçişi bile gerçekten başarı ile hazırlanmış. Ayrıca hava durumu da değişebiliyor. Delicesine yağan yağmurun ve çakan şimşeklerin ne kadar gerçekçi yapıldığını görmek bizleri çok mutlu ediyor.</p>
<p>Görsel olarak GTA 4 doğal olarak serinin en iyi oyunu. Böyle devasa bir şehir için yaratılması gereken tüm nesne kişi ve araçlar en ince detayına kadar çalışılarak hazırlanmış. Köprü altında yatan evsiz bir adamın eski eşyalarından, bir gökdelenin tepesindeki su tesisatının kaplamalarına kadar her şey dikkatle hazırlanmış. Oyunda bir şekilde iletişimde olabildiğimiz onlarca karakter dışında yollarda yürüyen insanlar bile inanılmaz sayıda kaplama ve modellemelerle çeşitlendirilmiş. Tabii ki bazen aynı tipde bir insan görme şansımız var ama bu en düşük seviyeye indirilmiş.</p>
<p>Tüm bu karakterler için hazırlanan animasyonlar da cabası. Sadece kontakt kurduğumuz karakterler değil, sokaktaki sosisli sandviç satıcısına kadar her karakterin onlarca yüzlerce animasyonu hazırlanmış. Yerleri süpüren insanlar, tartışanlar, banklarda oturanlar, yemek yiyenler&#8230; Liberty City&#8217;nin gerçek ve yaşayan bir şehir olduğuna inanmanız için her şey yapılmış.</p>
<p>Oyunun ışıklandırma ve modellerde kullanılan materyal kalitesi de çok yüksek kalitede. Günün değişik saatlerindeki ışık ve gölgelendirme harika. Araçların kaportalarından şehrin yansıması. Yağmurlu havalarda görebileceğimiz ıslaklık efekti hep üstün bir çalışmanın ürünleri.</p>
<p>GTA 4, müzikler, ses efektleri ve seslendirmeler ile en yüksek notunu alıyor. Televizyondan radyoya kadar uzanan geniş konseptde binlerce diyalog, müzik ve efekt oyuna muhteşem bir zenginlik katmış. Araçlardaki GPS sistemi için &#8216;şu kadar mesafe sonra sağa dön&#8217; gibi seslendirmelere kadar yapılmış. Karakterlerin seslendirmesi bir film kalitesinde. Her bir karakter kendi tarzı ve aksanı ile konuşuyor. Karakter seslendirmeleri filmlerdeki doğallığa en yakın oyunlardan birisi GTA 4. (Mesela Little Jacob&#8217;un seslendirmesini dinlemelisiniz. O ağır aksandan İngilizce bilseniz bile bir şey anlayamayabilirsiniz. Tek kelime ile harika.)</p>
<p>Tabii ki tüm bu övdüğümüz özellikler birim birim ele aldığımızda bazı başka oyunlarda da bu kalitelere ulaşılmış olabilir. Fakat GTA 4&#8242;ün ne kadar büyük ve dolu bir oyun olduğunu göze aldığımızda tüm bu güzellikleri bir arada görmek bizlere oyun sektörünün geleceği hakkında büyük bir umut veriyor. Rockstar ekip olarak yaptıkları bu baş yapıt ile sektörde bir mihenk taşı yaratmış durumdalar.<br />
Son Olarak</p>
<p>GTA 4&#8242;e bu kadar övgü az bile desem yeridir. Oyun A&#8217;dan Z&#8217;ye her şeyiyle mükemmel. Bu kadar dolu bu kadar zengin bir oyun uzun zamandır oynamamıştım. Muhteşem hikaye sunumu ve oyuncuya verdiği özgürlük ile, online oyun modları ve yaratıcı kominikasyon sistemleri ile GTA 4 bugüne kadar gördüğüm en başarılı yapıtlardan birisi.</p>
<p>Bir oyunda hata ararsanız mutlaka bulursunuz. Fakat GTA 4 öyle güzel bir oyun ki bu ufak hatalara göz yummanızı, görmezden gelmenizi sağlıyor ve bu yüzden Rockstar ekibi kazandıkları paraları sonuna kadar hak ediyorlar.</p>
<p>İster eski GTA oyunlarını beğenin, ister beğenmeyin, Niko ile GTA 4 dünyasına ve Liberty City&#8217;e adım atmadan geçmeyin. Böyle oyunlar gerçekten çok az çıkar. Başından kalkamayacağınız bu yapıtı hepinize şiddetle tavsiye ediyorum.</p>
<p><em>not1. Oyunda yazıda olmayan ve keşfetmeniz gereken onlarca şey var. Araçlarla atlayabileceğiniz stunt rampaları ve haritanin değişik yerlerine dağıtılmış ve toplanmayı bekleyen güvercinler gibi. Oyun tahmin ettiğinizden çok daha fazla süprizi içinde barındırıyor.</p>
<p><em>not2. Liberty City ve Manhattan karşılaştırma resimlerini google map&#8217;den screen shotlar&#8217;daki bölgelere New York bilgimle göz kararı giderek ayarladim. Google street view ile ancak bu kadar benzer açıdan koyabildim. Umarim iki şehir arasindaki benzerlikleri göstermek adına yeterlidirler.</em></em></p>

<p><strong>Benzer Yazılar:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/prototype.html">Prototype</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/football-manager-2009.html">Football Manager 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/need-for-speed-undercover-6.html">Need for Speed: Undercover</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/fifa-2009-4.html">Fifa 2009</a></li>
<li><a href="http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/command-conquer-red-alert-3-3.html">Command &#038; Conquer: Red Alert 3</a></li>
</ul><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.oyunhileleri.net/oyun-incelemeleri/gta-4-3.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
